"Polisiye Edebiyatımızda Çeviri Eylemine İlişkin Kavramların Yeniden Okunması”


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Batı Dilleri Ve Edebiyatı Böl., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Özge Altıntaş

Danışman: Ayşe Banu Karadağ

Özet:

Polisiyede alegori çevirisini konu alan bu tezde, II. Meşrutiyet döneminde yayımlanan ilk telif polisiye serileri tartışmaya açılmıştır. İlk telif polisiye edebiyat serileri, edebiyat dizgemizde özgün eser olarak kabul görmesine rağmen batılı polisiye serileriyle benzerlikleri nedeniyle taklit/özgün ikilemi çerçevesinde tartışılmıştır. Eserlerin batılı polisiye serilerle olan benzerliklerinin çeviribilim alanında incelenmemiş olması tezin çıkış noktasını oluşturmaktadır.

Türün ilk örneği olarak kabul edilen ve 1913-1914 yılları arasında Ebusüreyya Sami’nin kaleme aldığı Türklerin Sherlock Holmes’ü Amanvermez Avni tezin inceleme nesnesi olarak seçilmiştir. Bu tez çalışmasının amacı, Türklerin Sherlock Holmes’ü Amanvermez Avni vakası özelinde II. Meşrutiyet’te basılan ve edebiyat dizgemizi özgün-taklit odağıyla şekillendiren ilk telif polisiye serilerinin rolü ve önemini çeviribilim bakış açısıyla incelemektir. Bu amaçla erek metnin erek kültür alıcıları için işlev gören bir metin olduğunu ileri süren Hans J. Vermeer’in Skopos kuramı tezin kuramsal çerçevesini oluşturmaktadır. Çeviri sürecine yön veren unsurlar ise André Lefevere’in “ideoloji” ve “poetika” kavramları ışığında incelenmiştir. Polisiye edebiyat çevirisi alanında yapılan çalışmalar, polisiyenin ulusal alegorileri üretmekte en önemli araçlarlardan biri olduğunu ve polisiye edebiyat eserlerindeki alegorilerin çeviri yoluyla erek toplumun alegorilerine dönüşebildiğini göstermiştir. Bu doğrultuda, polisiyede alegori çevirisi alanında çalışmalar yapan Alistair Rolls’un polisiyede alegori çevirisine ilişkin kavram tartışmaları metin incelemesine yön vermiştir.

Bu çalışmada, “te’lif” kavramının Osmanlı’da çeviri yoluyla yazma anlayışına dayalı bir yaratıcı aktarım yöntemi olduğu görülmüş ve toplumların edebiyat geleneklerinde farklı terimlerle açıklanan alegori çevirisi yöntemlerinin çeviri geleneğimizdeki karşılığının “çeviri yoluyla yazma olarak telif” olduğu saptanmıştır. Serinin yayımlandığı dönemde henüz yerleşik bir polisiye edebiyat geleneğinin olmaması nedeniyle yazarların çeviri yoluyla Milli Edebiyat Akımı’na uygun polisiye eserler ürettikleri fark edilmiştir. Türklerin Sherlock Holmes’ü Amanvermez Avni örneğinden hareketle bu tez çalışmasında ilk polisiye serilerin Türkçülük düşüncesini halka empoze etmek ve yeni bir Türk kimliği yaratmak amacıyla yapılan alegori çevirileri olduğu ortaya çıkarılmış ve yayımlandıkları döneminin gerçekliğini yansıtabildikleri için erek dizgede hem özgün hem de çeviri rolü üstlendikleri ileri sürülmüştür