Plastik sanatlarda fenomenoloji bağlamında "görünür-görünmez" kavramı / A phenomenological assessment of the "visible-invisible" concept in the plastic arts


Arş. Gör. Dr. Ezgi ARARAT CÜCEOĞLU

Tez Türü: Sanatta Yeterlik

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi, Sanat Bölümü, Türkiye

Tez Danışmanı: Seza Sinanlar Uslu

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Bu araştırmada sanatsal deneyimin özünü, ne olduğunu, nasıl oluştuğunu ve nasıl anlam kazandığını hem sanatsal ifadenin kendisinden hareketle hem de izleyicinin algısal doğası bağlamında sorgulamaya olanak sağlayan bir metodoloji olarak fenomenolojik yöntemden yararlanılmıştır. Fenomenoloji okulunun kurucusu Husserl’ın “şeylerin kendisine dönmek” çağrısını kendilerine özgü varlık tanımlamaları çerçevesinde yeniden kuran Sartre, Heidegger ve Merleau-Ponty’nin görüşleri bağlamında algı konusu araştırılmıştır. Her üç düşünürün yaklaşımı da algının öznenin içinde değil, kavradığı nesnenin üzerinde olduğu görüşünü desteklemektedir. Araştırmada incelenen sanatsal ifadelerin algı ile olan ilişkisi bu bilgi kapsamında ele alınmış, sanatsal ifadeler birer fenomenal alan olarak değerlendirilmiştir. Nitekim sanatsal bir ifade maddesel varlığının yanı sıra bilinç, duyum, algı, düşünce, duygu ve anlam ilişkilerini de kapsamaktadır. Plastik sanatlarda sanatsal bir ifade görülmek için ortaya çıkmaktadır. Görmek, gözün bir nesneyi algılaması olarak karşılık bulduğunda yüzeysel bir deneyime işaret eder, bu anlamıyla sanatsal bir ifadeyi algılamak için görmek yeterli değildir. Bu durum tanıdık nesne ve figürlerden oluşan bir Rönesans resmine kıyasla görsel belirsizlikler barındıran soyut bir imgede daha açıktır. Dolayısıyla sanatın fenomenolojisi eserle geçirilen zaman, kavramsal derinlik ve öznel deneyimi içeren kapsamlı bir bilişsel sürece açılmaktadır. Bu açıdan sanatsal bir ifade tam anlamıyla görünür bir yapı değildir. Sanatsal ifadenin özü, görünenler kadar görünmeyen fenomenler aracılığıyla açığa çıkmaktadır. Bu düşünceden hareketle araştırmada “görünür-görünmez” yapı sanatsal ifadelerle ilişkili kavramsal bir önerme olarak ele alınmıştır. Araştırma kapsamında incelenen figüratif, nonfigüratif imgeler, enstalasyonların yanı sıra çağdaş sanat pratiklerinin fenomenolojik betimlemesi bu ikilik zemininde tartışılmıştır. Sanatsal bir ifadede görünür yapı; madde, biçim, renk, nesne, figür, mekân ve olayları açan bir anlam katmanı sunarken, görünmeyen ise sanatı, sanatçıyı, izleyiciyi, yaşantıyı, öznel bilinci sürecin içine katan, görünürün kendisinden doğduğu çok katmanlı ontolojik bir yapı olarak değerlendirilmiştir. Araştırma metninde tartışılan kuramlarla bağlantılı olarak üretilen uygulama çalışmalarında görünür-görünmez kavramı biçimsel, kavramsal, algısal ve fenomenolojik boyutlarıyla sorgulanmıştır.