Türkiye'de teknoloji geliştirme bölgelerinin yönetişim ve örgütlenme yapılarının değerlendirilmesi: YTÜ TGB örneği


Arş. Gör. Dr. Çiğdem İBİŞOĞLU

Tez Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Şehir ve Bölge Planlama, Türkiye

Tez Danışmanı: Türk Ş.Ş, Gezici Korten F.

Tezin Onay Tarihi: 2014

Tezin Dili: Türkçe

Desteklendiği Program: Diğer

Özet:

Küreselleşme hareketlerinin etkisiyle 20.yüzyılın modern ulus devleti günümüzde yerini yerel ve uluslararası vizyonları da içeren kapsamlı, esnek, disiplinler arası ve ötesi ilişkilere dayalı yeni yönetim sistemlerine bırakmıştır. Gelişen ve değişen dünya koşulları içerisinde ülkelerin yönetim yapılarında görülen bu değişimler, farklı biçimlerde kamu-özel ortaklıkları ile yarı özel nitelikteki kuruluşların yönetim ve organizasyon yapılarında da bazı değişimlerin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Yerelleşmeyi ve küreselleşmeyi bir arada tutan ve aslında bunun bir sonucu olarak karşımıza çıkan yönetişim ve örgütlenme kavramları bu noktada önem kazanmaya başlamıştır. Küresel ve yerel ilişkilerin yansıması olarak bölgesel ve yerel gelişmenin ön plana çıktığı bu dönemde sorunların tabanda çözülmesi, üretimin veya hizmetlerin daha kolay denetimi için yönetim ve planlamada yeni eğilimler ortaya çıkmıştır. Bu gelişmeler dünyada olduğu gibi Türkiye'de de yeni oluşumları beraberinde getirmiştir. Kendine ait tüzel kişiliği, yasası ve yönetmeliği bulunan birtakım bölgesel yapılanmaların oluşumu hız kazanmıştır. Organize sanayi bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri gibi özel tanımlı bölgeler bu oluşumların en belirgin örneklerinden olup bölgesel gelişmenin önemli bir aracı olarak kabul edilmektedir. Kamu ve özel sektör işbirliğine, teşviklere ve yeni düzenlemelere zemin hazırlayan bu oluşumlara devletin gösterdiği ilgi ve destek oldukça açıktır. Türkiye'de teknoloji geliştirme bölgelerinin tanımı, amaç ve hedefleri, kuruluş esasları 26.01.2001 tarihli 4691 no'lu kanunla belirlenmiştir. Teknoloji geliştirme bölgeleri en genel şekilde bir üniversite, bir yükseköğrenim kurumu ya da bir araştırma merkezi ile resmi ilişkiler kurmuş; içinde teknoloji kökenli firma ve işletmelerin oluşmasını özendirecek ve büyüyüp gelişmelerine destek verecek biçimde tasarlanmış ve yönetiminin, ilgili firmalara teknoloji ve işletmecilik becerilerinin transferi konusunda etkin uğraş verdiği bir girişim olarak tanımlanmaktadır. Teknoloji geliştirme bölgesi bünyesinde bulunan firmaların 4691 sayılı yasa ile belirlenmiş şekilde kendilerine sağlanan imtiyaz ve kolaylıklardan ne derece faydalandığı ve hedeflenen etkinliğe ne ölçüde ulaşıldığı ise güncel bir tartışma konusudur. Bu yapılanmaların gerçekten yasa ve yönetmeliklerde yer alan amaç ve hedeflere mi hizmet ettiği yoksa içi doldurulamayan, etkin olmayan ve sağlıksız oluşumlara mı yol açtığı konusu belirsizliğini sürdürmektedir. Bu nedenle çalışmada Türkiye'de teknoloji geliştirme bölgeleri, yönetişim ve örgütleme kavramları bağlamında incelenerek işlerlik ve etkinlik düzeyleri incelenmiştir. Yöntem olarak, çalışmanın örneklemini oluşturan Yıldız Teknik Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi bünyesinde yer alan firmalara uygulanan anket sonuçları, teknoloji geliştirme bölge yönetimi ile yapılan derinlemesine görüşme bulguları ile karşılaştırmalı olarak analiz edilmiş ve değerlendirilmiştir. Sonuç olarak; Türkiye'de teknoloji geliştirme bölgelerinin devlet politikası olarak benimsenmesine ve desteklenmesine rağmen yönetişim ve örgütlenme anlamında hedeflenen düzeyde olmadığı görülmüştür. Bölge içerisinde yer alan firmaların kendi içinde yönetişim ve örgütlenme modelinin gereklerinin kısmen gerçekleştirildiği, ancak üniversite, TGB yönetimi ve diğer kurumlarla olan ilişkilerde yönetişim modelinin öngördüğü ölçüde işbirliği ve iletişimin beklenen düzeyde sağlanamadığı görülmüştür.