TÜRKÇEDE –MI’LI İFADELERE ÖRÜNTÜ DİLBİLGİSEL BİR YAKLAŞIM


Öğr. Gör. Müge GEDİK

Tez Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Edebiyat Fakültesi Bölümü, Türkiye

Tez Danışmanı: Murat Elmalı

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Bu çalışma Türkçede evet/hayır soruları başta olmak üzere farklı dilbilgisel yapılarda kullanılan –mI biçimbiriminin kategorik ve anlamsal özelliklerini incelemeyi amaçlamaktadır. Bu doğrultuda –mI’nın tarihsel gelişimi, dilbilgisel kategorisi, biçimbilimsel davranışları, sözdizimsel özellikleri ve farklı soru türlerindeki kullanımları alan yazını temel alınarak değerlendirilmiştir. Çalışmanın temel amacı, Türkçede çeşitli örüntülerde kullanılan –mI biçimbiriminin bu farklı kullanımlar arasında bulunan türetim, güdüleme ve kalıtım ilişkilerini ortaya koymaktır. Bu biçimbirim düz ve yansımalı evet/hayır soruları, seçenekli sorular; kesinleyici, yöneltici, yükleyici, dışavurucu ve bidirge söz edimleri kullanarak retorik sorular oluşturmanın yanı sıra şart bildirme işlevleri, sıfat ve belirteç ikilemelerine çok, ad ve eylem ikilemelerine asgari özelliklere sahip anlamı eklerken, eylem ikilemelerine ayrıca güya anlamı sunmaktadır. Önceki çalışmalarda öne sürülen (örn. belki gibi) anlamlarının bulunmadığı görülmüş, biçimbirime atfedilen gereksiz yük bir kenara konarak, yerine daha sade ve tutarlı bir sistemli yapıya sahip olduğu tespit edilmiştir. Çalışma, alan yazınındaki önceki araştırmalardan farklı olarak yalnızca kullanım alanlarını betimlemek yerine –mI’nın Türkçedeki biçim-anlam-işlev ilişkileri içindeki yerini bütüncül bir çerçevede değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda –mI’nın soru sorma işlevini tamamen yitirmesine rağmen temelinde barındırdığı bu niteliğin bütün örüntülerde nasıl korunduğu incelenecektir. Araştırmada Örüntü Dilbilgisi kuramının –mI’nın çok yönlü kullanımlarının birbirleriyle olan ilişkileriyle birlikte açıklamak açısından uygun bir çerçeve sunduğu savunulmuştur. Alan yazınında –mI’nın ek, ilgeç, belirteç ve parçacık (clitic) olarak farklı şekillerde sınıflandırıldığı görülmüş; bu sınıflandırmaların her birinin belirli özellikleri açıklayabildiği ancak tek başına yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmada, –mI’nın birlikte kullanıldığı örüntüye bağlı olarak hem ek hem de parçacık özellikleri gösterebildiği (Inkelas ve Orgun, 1998; Besler, 2000; Kunduracı, 2020) savı desteklenmektedir. Çalışmanın devamında Türkçedeki evet/hayır soruları, seçenekli sorular, onay alma soruları ve retorik sorular gibi farklı soru türleri incelenmiş; –mI’nın bu örüntülerdeki işlevleri karşılaştırılmıştır. Bürün, odaklama ve bilgi yapısı ile kurduğu ilişki üzerinde durularak –mI’nın tümce içinde yalnızca biçimsel değil, söylemsel düzeyde de belirleyici bir rol üstlendiği gösterilmiştir. Bu bağlamda, –mI’nın oluşturduğu gerçek ve retorik evet/hayır soruların bürünsel analizi yapılmış; önceki çalışmalarda belirtilen bulguların aksine, olumlu biçimlerde bu iki tür arasında bir fark bulunmadığı gözlemlenirken, olumsuz soru biçimlerinin bürünsel örüntüsünün olumlu biçimlerden farklı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Daha önce yapılan çalışmaların büyük bir kısmı –mI’nın soru sorma, retorik kullanım ve soru belirtmeyen işlevlerini ayrı başlıklar altında incelemiş; ancak bu örüntülerin birbirleriyle nasıl ilişkili olduğu, hangi dilbilgisel süreçler yoluyla türetildiği ve ortak bir çekirdek anlamdan nasıl çeşitlendiği ayrıntılı biçimde ele alınmamıştır. Bu çalışmada ise –mI’nın farklı kullanımlarının birbirinden bağımsız örüntüler olmadığı, belirli güdülemeler doğrultusunda gelişen türetimsel ilişkiler ağı oluşturduğu savunulmaktadır. Buna göre, evet/hayır sorusu işlevi –mI’nın temel ve aktarımla iletilen kullanımı olarak değerlendirilmiş; bütün kullanımlarının bu temel örüntüden edim ve anlambilimsel ihtiyaçlar doğrultusunda türediği gösterilmiştir. Böylece –mI’nın yalnızca farklı anlamlar taşıyan çok işlevli bir biçimbirim değil, aynı zamanda biçim, anlam ve kullanım arasında sistematik geçişler kuran bir dilbilgisel örüntü olduğu ortaya konmuştur.