MİMARİ TASARIM SÜRECİNDE BİLİŞSEL YÜK: TASARIM ORTAMI VE GÖREV ZORLUĞUNUN ÇOKLU GÖSTERGELERLE DEĞERLENDİRİLMESİ


Arş. Gör. Dr. İhsan Erdem ER

Tez Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü, Türkiye

Tez Danışmanı: Feride Pınar Arabacıoğlu

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tez çalışması, mimari tasarım süreçlerinde bilişsel yükün tasarım ortamı ve görev zorluğu bağlamında nasıl farklılaştığını çoklu ölçüm teknikleriyle incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma üç aşamadan oluşmaktadır. İlk aşamada bilişsel yük teorisi açıklanmış ve mimarlık alanındaki ilgili çalışmalar sistematik olarak incelenmiştir. İkinci aşamada öz-bildirim ölçekleri, fizyolojik ölçümler ve performans göstergelerini bir araya getiren deneysel bir metodoloji geliştirilmiştir. Son aşamada ise bu metodoloji, 60 mimarlık öğrencisinin katılımıyla iki faktörlü karma deneysel tasarım kapsamında uygulanmıştır. Tasarım ortamı fiziksel ve dijital modelleme olmak üzere katılımcı içi faktör, görev zorluğu ise kolay ve zor görev olmak üzere katılımcılar arası faktör olarak ele alınmıştır. Bilişsel yük; NASA-RTLX, CLS ve MCLSVE ölçekleriyle, fizyolojik göstergeler EEG, EDA ve HR verileriyle, performans ise tasarım başarısı ve zihinsel verimlilik göstergeleriyle değerlendirilmiştir.  Bulgular, tasarım ortamına bağlı olarak öz-bildirim temelli bilişsel yük ölçümlerinde fiziksel modelleme ortamında daha yüksek puanlar elde edildiğini göstermiştir. Fiziksel modelleme ortamına ilişkin puanların dijital modelleme ortamına göre daha yüksek olması, bu ortamın katılımcılar tarafından daha yüksek bilişsel yükle deneyimlendiğini düşündürmektedir. Fizyolojik ölçümler ise özellikle EEG göstergeleri üzerinden tasarım ortamı ve görev zorluğuna duyarlı örüntüler ortaya koymuştur. Fiziksel modelleme ortamında beta değerlerinin daha yüksek olması, daha yüksek bilişsel odaklanmayla; dijital modelleme ortamında theta değerlerinin daha yüksek olması ise çalışma belleği ve problem çözme talepleriyle ilişkili olabilecek bir örüntü olarak değerlendirilmiştir. Performans göstergelerinde tasarım başarısı açısından tasarım ortamına bağlı anlamlı bir farklılık bulunmazken, zihinsel verimlilik göstergeleri dijital modelleme ortamı lehine daha yüksek değerler göstermiştir. Görev zorluğuna ilişkin bulgular, öz-bildirim temelli bilişsel yük ölçümlerinde kolay ve zor görev grupları arasında anlamlı bir farklılık olmadığını göstermiştir. Buna karşın fizyolojik göstergelerde belirli yönlü ayrışmalar gözlenmiştir. Zor görev koşulunda EDA’nın SCR genliği kolay göreve göre daha yüksek bulunurken, EEG verilerinde kolay görev koşulunda theta ve beta değerlerinin zor göreve göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. HR açısından kolay ve zor görev koşulları arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Performans ölçütlerinde ise kolay görev koşulunda tasarım başarısı zor göreve göre daha yüksek bulunmuş, ancak zihinsel verimlilik açısından iki görev koşulu arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Ayrıca öznel ve fizyolojik ölçümler arasında anlamlı ve tutarlı bir ilişki tespit edilememiştir. Sonuç olarak çalışma, mimari tasarım süreçlerinde bilişsel yükün tek boyutlu bir yapı olarak değerlendirilemeyeceğini ve farklı ölçüm yöntemlerinin bu yapının farklı bileşenlerine duyarlı olabileceğini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda tez, mimari tasarımda bilişsel yükün değerlendirilmesine yönelik öz-bildirim, fizyolojik veri ve performans göstergelerini birlikte ele alan çoklu ölçüm temelli bir metodolojik çerçeve sunmaktadır.