Tanımsız Kentsel Açık Alanların Okunması ve Değerlendirilmesi Üzerine Bir Yaklaşım Önerisi
Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü, Türkiye
Tez Danışmanı: Ayşen Ciravoğlu Demirdizen
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Bu tez çalışması,
genellikle bakımsız, boş, düzensiz, sahipsiz, karanlık, terkedilmiş, metruk vb.
çeşitli olumsuz çağrışımlarla adlandırılan ‘tanımsız kentsel açık alanlar’ı anlama,
çok boyutlu ve katmanlı özelliklerini kavrama ve gündelik yaşam içerisinde barındırdığı
potansiyelleri keşfetme üzerinedir. Kentsel açık alanların bir tipi olarak gelişen
ve ‘müphemliği’ ile tanınan bu alanlar, herhangi bir işlevin yüklenmediği tasarlanmamış
alanlar olabildikleri gibi, yetersiz derecede tasarlanan veya var olan işlevini
yitirmiş, geçici olarak kullanılmayan alanlar olabilmektedir.
Günümüz kentlerinde özellikle
metropollerde giderek değişen kamusal yaşam algısı ile bireyin zamanla kendine
ve kente yabancılaştığı kentsel sistemler, yitirilen açık yeşil alanlar, aşırı
kontrol altında tutulan ve sınırlı aktiviteler sunan kamusal mekânlar, sıradan
bireyi bu değişime direnmeye ve yeni mekânsal üretim pratikleri ile yeniden tanımladığı
‘tanımsız kentsel açık alanlar’a yönlendirmektedir. Tez çalışmasının öne sürdüğü
ana sav, çeşitli sebeplerle ‘tanımsızlaşan’ alanların kent için potansiyel bir
değer taşıdığı ve sıradan bireyin bu alanlar üzerinden gündelik taktikleriyle
yeni durumlar yaratarak kamusal mekânlara katkı sağladığı düşüncesidir. Bu bağlamda,
tanımsız kentsel açık alanların kentsel yaşama katılabilme olanaklarını, sınırları
ve imkanları çerçevesinde araştırmanın, içinde bulunduğumuz dönemin çetrefil
kentsel sorunları nedeniyle, giderek daha da yaşamsal hale geldiği söylenebilir.
Tezin amacı, tanımsız
kentsel açık alanları, kavramın tarihsel süreç içerisinde geçirdiği değişimi
planlama ve mimarlık yazınında yeniden değerlendirmek, belirlenen saha çalışmasında
bu alanları mekânsal açıdan analiz ederek barındırdıkları problemler ve
potansiyellerin çözümlenmesi ile yeniden kamusal yaşama katılmasındaki öncelikleri,
yaklaşım boyutlarını, değişkenleri ortaya koymaktır. Bu bağlamda tezin ana
kurgusu, tanımsız kentsel açık alanların gündelik taktikler ile yeniden tanımlanmasında
etken kriterlerin belirlenmesi, sahip olduğu ve henüz açığa çıkarılmamış
potansiyellerini keşfetmek düşüncesiyle geliştirilmiştir.
Tezin kuramsal çerçevesi,
teorik ve metodolojik olarak ‘çözümleme’ ve ‘ilişkilendirme’ başlıklı iki ayrı
aşamadan oluşmaktadır. Kuramsal bölümde, ‘kentsel açık alanların neden ve nasıl
tanımsızlaştığı’ sorusu üzerinden ilgili kavramsal açılımları kentsel mekân söylemleri
üzerinden okuyan kapsamlı bir literatür çalışması sunulmuştur.
Tezin metodolojik kısmında
geçici müdahaleler ve gündelik taktiklerin, tanımsız alanlardaki yeniden üretim
pratiği olarak tanımsız alanların yeniden tanımlanmasında (anlamlandırılmasında)
alanların belirli niteliklerinden ayrı düşünülemez olduğu savı üzerinden sürdürülmüş,
ilgili örnekler üzerinden tanımsız alanlara ilişkin çeşitli potansiyeller
belirlenmiştir.
Tezin alan araştırması
olan dördüncü bölüm, ‘okuma’ ve ‘değerlendirme’ aşamalarından oluşmaktadır. Bu
bölümde, İstanbul Büyükdere Caddesi Levent Bölgesi’nde farklı dönem ve kentsel örüntüleri
yansıtan işlevsel çeşitliliklere hizmet eden ayrı dokulardaki tanımsız kentsel
açık alanlar, onları etkileyen faktör ve belirleyen ayırt edici nitelikleri
aracılığıyla alanları tanımak, sorunlarını kavramak ve potansiyellerini ortaya çıkarmak
adına üç adımdan oluşan bir kurgu ile kavramsallaştırılmaya çalışılmıştır. Bu
bağlamda çalışma sınırları kapsamında tespit edilen tanımsız kentsel açık
alanlar mekânın yeniden üretilmesi ve tanımlanmasında içerik, anlam, işlevdeki çoklu
değişimler doğrultusunda; sırasıyla fiziksel, sosyo-kültürel ve kullanım nitelikleri
üzerinden analiz edilmiş ve sınıflandırılmıştır. Daha sonra gündelik hayat
ritimleri içerisinde, bireysel/kolektif taktikler ile tanımsız kentsel açık
alanların yeni anlamlar kazanması, ilgili literatürden elde edilen eylem
tipleri ve potansiyel değerler üzerinden irdelenmiştir.
Çalışma sonuçları arasında,
kentsel açık alanları tanımsızlaştıran faktörlerin, alanların yeniden canlandırılmalarında
etken olan parametreler olabilecekleri ve bunların ülke/kent özelinde planlama
yaklaşımlarına, yönetimsel süreçlere ve belirlenen faktörlere (morfoloji, kulanım,
konum vb.) bağlı olarak niteliklerinin ve dolayısıyla sınıflamalarının değişkenlik
gösterdiği yer almaktadır. Tezin öne sürdüğü ana sav, sıradan bireyin tanımsız
alanlarda gündelik taktikleriyle kamusal mekânlara katkı sağladığı düşüncesi
aracılığıyla tanımsız kentsel açık alanların okunması ve değerlendirilmesi için
bir yaklaşım önerisi geliştirilmiştir. Konuya ilişkin ileriki çalışmalarda
benzer sorgulamaların önünü açmak adına kullanılabilir bu yaklaşım önerisi, İstanbul
kenti ve mekânsal sorunsallarına ilişkin tanımsız alanlar üzerinden alternatif
bir okuma modeli olarak sunulmuştur.