10-16. yüzyıllarda İdil-Kama bölgesinde bir Türk-İslam şehri: Kazan


Arş. Gör. Münteha ARABALI TATAR

Tez Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Türkiye

Tez Danışmanı: Nuran Pılehvarıan

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

İslamiyet'i ilk kabul eden Türk devleti olan İdil Bulgar Devleti 10-13. Yüzyıllar arasında İdil-Kama bölgesinin ticari ve kültürel merkezi konumundaydı. Bulgar ve Bilyar gibi şehirler bölgenin en büyük şehirleriydi. 13. Yüzyılın ilk yarısında Moğolların yıkımına uğrayan şehirler Altın Orda Devletinin hükümranlığında kısa sürede tekrar merkez görünümüne kavuştular. Refah seviyesinin yüksek olduğu arkeolojik buluntularla da ortaya koyulan şehirler Aksak Timur'un Toktamış Han'a düzenlediği sefer sonucu tekrar harabeye çevrilmiştir. Bu şehirlerin kalıntıları üzerinde hâlen araştırmalar devam etmektedir. Dağılan Altın Orda Devletinin bir sonucu olarak kurulan Kazan Hanlığının başkenti olarak "Kazan" şehri seçilmiştir. Kazan şehri İdil Bulgar şehir yapısı ve mimari detayları, bezemeleriyle çok sayıda benzer özelliğe sahiptir. Bir Türk-İslam şehri olarak İdil-Ural bölgesinin merkezinde Kafkaslar, Sibirya ve Orta Asya'ya ulaşım yollarına hâkim bir konumda bulunan Kazan, kısa sürede hem ticari bir çekim alanı hem de bu bölgede asırlar süren kültürel etkileşime dayalı rafine bir şehir kültürünün mekânı olmuştur. Kısa sürede özgün bir İslam mimari sentezi içinde camiler, medreseler ve sarayların inşa edildiği şehir, 1552 yılındaki Rus işgaline kadar bu etkileşim kuşağının merkez şehri olma özelliğini korumuştur. Ruslar Kazan'ı alarak şehri yerle bir etmiş, tarih sahnesinden hanlığı adeta silmek istemişlerdir. Kazan Hanlığının Ruslar tarafından işgal edilmesi gerek Doğu gerekse Batı'da bulunan Türk kavimleri için de bir dönüm noktası olmuştur. Rusya'nın Doğu'ya açılmasının önündeki ilk engel olan Kazan Hanlığının yıkılması, Rusların Karadeniz, Kafkaslar yönünde ilerleyerek Osmanlı Devletinin en güçlü düşmanlarından biri hâline gelmesini sağlamıştır. O dönemde Rusların sahip olduğu topraklar, hemen hemen bugünkü Rusya'nın topraklarını oluşturur.