AMERİKAN DIŞ POLİTİKASINDA JEOEKONOMİK STRATEJİLER: RUSYA ÖRNEĞİ


Arş. Gör. Dr. Mustafa ŞAHİN

Tez Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fak., Siyaset Bili.ve Uluslararası ilişk.Böl., Türkiye

Tez Danışmanı: Mehmet Akif Okur

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Desteklendiği Program: Diğer

Özet:

Çalışma kapsamında ABD’nin Rusya politikası 1992’den günümüze kadar olan süreçte jeoekonomik stratejiler bağlamında kritik edilmiştir. Çalışmada geliştirildiği haliyle ekonomik araçların ulusal, bölgesel ve uluslararası jeopolitik çıkarlar için kullanılması anlamına gelen jeoekonomi yaklaşımı, ekonomik araçların sistematik ve bütünlüklü biçimde kullanılmasıyla oluşan jeoekonomik stratejilerin temelini teşkil etmektedir. ABD’nin Rusya politikasının jeoekonomik stratejiler bakımından iki döneme ayrılarak tartışıldığı çalışmada, jeoekonomik stratejiler kapsayıcı stratejiler ve dışlayıcı stratejiler olarak sınıflandırılmış ve 1992-2008 arasındaki dönemde kapsayıcı jeoekonomik stratejinin; 2008-2024 arasındaki dönemde ise dışlayıcı jeoekonomik stratejinin ABD’nin Rusya politikasına rehberlik ettiği ortaya konulmuştur. Kapsayıcı jeoekonomik strateji döneminde ABD’nin ekonomik araçları teşvik edici biçimde kullanarak Rusya’yı liderliğindeki sisteme dahil etmek amacına yönelik bir politika takip ettiği ve mevzubahis amaca ulaşmak adına Rusya’nın serbest piyasa ekonomisine geçişine ilişkin reformları güçlü biçimde desteklediği görülmüştür. Süreçte Rusya’nın demokratik bir ülke olmasını da amaçlarına dahil eden ABD, politikasındaki ağırlığı ise ekonomik reformlara vermiştir. Clinton döneminde şiddetli düzeyde uygulanan kapsayıcı jeoekonomik strateji Bush döneminde düşük şiddetli düzeyde uygulanmış ve Gürcistan’ın işgaliyle ABD’nin stratejisi değişmiştir. Kapsayıcı jeoekonomik stratejinin işlevsizleşmesinin ardından ise ABD, jeoekonomik mantığa bağlılığını sürdürmüş ve Rusya’nın saldırganlığını sona erdirmek adına ekonomik araçları cezalandırıcı biçimde kullanarak Amerikan jeopolitik çıkarlarını koruyup geliştirmeyi hedeflemiştir. Kırım’ın işgaline kadar düşük şiddetle uygulanan dışlayıcı strateji, ilhakın ardından orta şiddetli düzeye yükseltilmiş ve 24 Şubat 2022’de başlayan Ukrayna’nın işgaliyle birlikte yüksek şiddetli düzeye yükseltilmiştir.

Çalışma neticesinde jeoekonomi yaklaşımının dünyada olup biteni açıklamak bakımından yüksek kapasiteye sahip olduğu ve jeoekonomik stratejilerin günümüz uluslararası ilişkilerinde işlevsel sonuçlar yaratan bir politikalar bütünü olduğu anlaşılmıştır. ABD’nin kapsayıcı jeoekonomik strateji döneminde stratejik hedeflerine ve amaçlarına ulaşmak bakımından başarılı olduğu görülmüş ve kapsayıcı jeoekonomik stratejilerin işlevsel olduğu anlaşılmıştır. ABD’nin dışlayıcı jeoekonomik strateji döneminde ise hedeflerine ulaşmak bakımından başarısız olduğu anlaşılmış, Rusya’nın saldırganlığına çözüm bulunamadığı, Putin’in zayıflatılamadığı ve Rusya’nın yaptırımların oluşturduğu maliyetle başa çıkabildiği anlaşılmıştır. Dışlayıcı jeoekonomik stratejinin oluşturduğu tek başarılı sonuç ise Ukrayna’ya verilen destek sayesinde savaşı Rusya’nın kazanmasının önüne geçilmesi olmuştur.