Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü, Türkiye
Tez Danışmanı: Prof. Dr. Feride Önal
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Bu tez çalışması, 1923 yılında Türkiye
ve Yunanistan arasında gerçekleşen ve bir çok özelliği ile dünya göç tarihinde
özgün bir konuma sahip olan mübadele anlaşması ve karşılıklı nüfus değişimi sonucu
yaşanan mekansal durumlara odaklanmaktadır. Mübadele, devletlerin üzerinde
uzlaştığı basit bir yer değiştirme vakası değildir. Tüm edimleri,
alışkanlıkları, toplumsallıkları ve bellekleriyle, toplulukların yeni
coğrafyalarda yer bulma ve kendi varoluşlarını bu topraklarda var etme
çabasıdır. Bu sebeple yerinden edilenler, hem göçle geldikleri coğrafyalarda
mekansal ve sosyokültürel değişimlerin tetikleyicisi olmuşlardır, hem de terk
etmek zorunda kaldıkları anayurtlarında onarılması uzun yıllar alacak büyük
boşlukların oluşmasına sebep olmuşlardır.
Göçü karşılayan (ev sahibi, egemen)
ile göçle gelen yerinden edilen topluluk (misafir, yabancı) arasında, ilk
zihinsel çatışma burada baş göstermektedir. Egemen, sahibi olduğu yaşam
biçimini göçle gelene sunarken, göçle gelen kendi edimleri aracılığıyla,
kendine ait yaşantıyı kurmanın arayışındadır. Ege’nin her iki yakasında da mekan
üzerinden böyle bir zihinsel çatışmanın yaşandığı görülmektedir. Devlet eliyle
oluşturulan ve tahsis edilen mekanlara adapte olmakta güçlük çeken göçle gelen
yerinden edilen topluluk, bu mekanları ya değiştirme-dönüştürme yoluna gitmiş,
ya da terk ederek kendi edimleri ve toplumsallıkları bağlamında yeni
yer(leşim)ler var etmişlerdir.
Çalışmanın kuramsal çerçevesi, bu
mekansal çatışmanın oluşturduğu zihinsel ayrışma üzerinden kurulmuştur. Mekan üzerine
yapılan okuma ve araştırmalarda, paralel zaman aralığına denk gelen yirminci
yüzyıl zaman diliminde, mekan üzerine büyük kırılmalar ve yeni anlam
arayışlarının ortaya çıktığı görülmüştür. Dönemin mekan kuramcıları, kartezyen
felsefenin mekanı durağan bir nesne ya da ölçülebilir bir rasyonel somutluğa
indirgeyen kavrama biçimine karşı çıkmışlardır. Kartezyen düşünce biçimine göre
mekan, belirli kabuller ve ölçütler aracılığıyla oluşturulan bir hacimsellik
iken, insan ise bu hacimsellik içerisinde yer alan bir nesneden fazlası
değildir. Fenomeoloji düşünce biçimi ise, mekanı, gündelik yaşantının bir
öznesi kabul ederek, var olduğu toplulukların edimleri ile daima
değişen-dönüşen canlı bir organizma olarak okumakta, insanı ise tüm edim ve
algısı ile, mekanı anlamlandıran bir özne olarak kavramaktadır.
Yirminci yüzyılda mekan üzerine
yaşanan bu kırılmanın, mübadele sonucu egemenin ve göçmenin mekan algıları
arasında yaşanan çatışma ile paralellik taşıdığı görülmüştür. Çalışmanın
metodolojik araştırma yöntemi, devlet eliyle sayısal veriler ve uluslararası
planlama kabulleri önde tutularak tahsis edilen mekanları kartezyen mekan
olarak ele alırken, göçmenlerin edim ve algıları ile tahsis edilen mekana
yönelik reaksiyonlarını fenomenolojik kavrama biçimi olarak okumaktadır. Bu
yöntem, mekan üzerine bu tartışmanın önemli kuramcılarından Lefebvre’in
mekansal üçlü diyalektiği savı üzerinden irdelenmiştir.
Mübadele üzerinden yaşanan bu mekansal
gerilimi, somut bir örnek aracılığıyla ortaya koymak adına bir alan araştırılması
yapılması kararlaştırılmış, bu çalışma için Sinasoslu Rumların mübadele
serüveni esas alınmıştır. Asırlar boyunca, Anadolu içlerinde, bugünkü Nevşehir
sınırları içerisinde yeralan, günümüzde Mustafapaşa olarak adlandırılan Sinasos
yerleşimde varolan bu topluluk, mübadele ile ait oldukları toprakları terk
etmiş ve hiç tanımadıkları coğrafyalara sürüklenmek zorunda kalmıştır. Yeni
topraklara ayak bastıkları ilk andan itibaren tahsis edilen mekanlarda
yaşantılarını sürdüren Sinasoslu Rumlar, kısa bir süre sonra, Nea Sinasos’u
(Yeni Sinasos) var etmek için tekrar bir araya gelmişlerdir. Tıpkı Anadolu’da
olduğu gibi, Yunanistan’da da kendi yer(leşim)lerini kendi edimleri ve
toplumsallıkları doğrultusunda inşa etmişlerdir. Mübadele esnasında bellekleri
aracılığıyla yanlarında taşıdıkları zihinsel unsurlar ve yerleşimlerine ait
somut dökümanlar, bu pratiğin tetikleyicisi olmuştur.
Bu çalışma, yirminci yüzyılın ‘kartezyen mekan – fenomeonolojik mekan’ kırılması bağlamında, insan edimlerinin, algısının, belleğinin mekan üretme ve yer kurma üzerindeki rolünü, bir göçmen topluluğu aracılığıyla ortaya koymayı amaç edinmiştir.
Anahtar
Kelimeler: Mübadele,
göçmen, mekan, yer, karteyzen düşünce, fenomenoloji, Sinasos, Nea Sinasos.