Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Boğaziçi Üniversitesi, Atatürk İlkeleri Ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Atatürk İlkeleri Ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Türkiye
Tez Danışmanı: Osman Şevket Pamuk; Prof. Dr. Nadir Özbek
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: İngilizce
Özet:
Bu tez, 1880'den 1980'e kadar, Türkiye'nin mevcut sınırları içinde temiz su ve kanalizasyon sistemlerinin tarihsel gelişimini incelemekte ve bu altyapıların halk sağlığındaki kritik rolünü vurgulamaktadır. Temiz su ve kanalizasyon şebekelerine erişim, halk sağlığını korumak için elzem olsa da, bu hizmetler özellikle ekonomik kapasitesi sınırlı olan gelişmekte olan ülkelerde eşitsiz bir şekilde dağıtılmıştır. Bu çalışma, temiz su ve kanalizasyon sistemlerinin gelişimini makro bir perspektiften ele alarak Türkiye’de bölgesel, kentsel ve şehir içi düzeylerde bu altyapılara erişimdeki sosyoekonomik eşitsizlikleri incelemektedir.
Türkiye’deki temiz su ve kanalizasyon sistemlerini iki dönem halinde ele almaktadır. Birinci dönem, on dokuzuncu yüzyılın sonundan 1950 yılına kadar olan süreçte, Osmanlı İmparatorluğu’ndan Cumhuriyet dönemine devredilen sistemleri incelemektedir. Bu dönemde altyapı yatırımları, yasal düzenlemelerle kentsel ölçekten ulusal ölçeğe dönüştürülmüştür. İkinci dönem ise 1950 ile 1980 yılları arasında, ulusal kalkınma politikaları çerçevesinde su ve kanalizasyon altyapı yatırımlarına erişimde bölgesel, kentsel ve hatta kent içindeki eşitsizliklere yönelik yapılan yatırımları kapsamaktadır. Bulgular, yatırımların hiyerarşik bir önceliğe göre yapıldığını ve bu bağlamda temiz su altyapısının kanalizasyon altyapısına göre daha öncelikli olduğunu göstermektedir. Ayrıca altyapı yatırımları üzerinde kurumsal çok sesliliğin ve devlet kapasitesinin etkili olduğunu ortaya koymaktadır. Temiz su ve kanalizasyon altyapısına erişimde bölgesel, kentsel ve kırsal düzeyde eşitsizlikler gözlemlenmiştir; kentleşme ve sanayileşmenin etkisi altındaki batı bölgeleri, diğer bölgelere kıyasla bu altyapılara nispeten daha fazla erişim sağlamıştır. Bu bulgular, altyapıya erişimdeki eşitsizliklerin kökenlerini anlamamıza yardımcı olmakta ve uzun vadeli etkilerine dair önemli içgörüler sunmaktadır.