Kitaba Çağrı


Creative Commons License

Taşdelen V.

Gündelik Dilde Okumanın Anlamı, Boz, D., Editör, Kahramanmaraş Belediyesi, Kahramanmaraş, ss.51-58, 2012

  • Basım Tarihi: 2012
  • Yayın Evi: Kahramanmaraş Belediyesi
  • Basıldığı Şehir: Kahramanmaraş
  • Sayfa Sayısı: ss.51-58
  • Editörler: Boz, D., Editör

Özet

Bir kültürün merkezine, o kültür dilinin pek çok kelime ve kavramından gidilebilir. “Okuma” ve “yazma”, bu yolların en kestirme olanlarındandır. Bu iki sözcük, en geniş anlamıy-la araştırmayı, soruşturmayı, düşünmeyi ve nihayetinde eleştirmeyi de içerir. Bu anlamda oku-mak, harflerin üzerinden gitmek değil, adım adım anlamı anlamak, adım adım yazıdaki öze nü-fuz etmektir. Okunan sadece bir metin, bir şiir ya da öykü değildir; aynı şekilde bir resim, top-lumsal bir hadise, bir davranış, bir söz, bir oyun, bir jest ve mimik de okunur, okunmaya ihtiyaç duyar.

Özne, okuma eyleminde alılmayıcı konumundadır. Bu eylem, üretim için bir tür enerjidir; yazmada ve konuşmada aktif hâle gelerek irdelemeye ve soruşturmaya dönüşür. Bu nedenle okuma ve yazma etkinliğinin üst düzeyde olduğu toplumlar hakkında bazı haklı önyargılara her zaman sahip olmuşuzdur. Sözgelimi eğitim seviyesi yüksektir, kendi varoluş sorumluluğunu omuzlama anlamında “birey olabilme” düzeyi gelişmiştir, otoriteyle ilişkileri yasalar çerçeve-sindedir, etik ve hukuk anlayışı ilerlemiştir, güzellik ve beğeni düzeyi yüksektir, bireyler arası ilişkiler uygar düzeydedir, toplum kendi sorunlarını konuşabilme, çözebilme alışkanlığına ve ye-tisine sahiptir. Kuşkusuz bu özellikleri daha da genişletebiliriz. Bir kültürün işlenmişlik düzeyini ölçmek için, o kültür dilinde okuma ve yazma sözcüklerine yüklenen anlamı ortaya çıkarmak önemli bir adım olacaktır. Bir kültür dilindeki okuma ve yazma etkinliklerine ilişkin söz kalıpla-rı, ortak anlamlar, doğrudan o kültürü anlamamız için bize veriler sunarlar.

Bu makalede, gündelik dilde yer alan okumaya ilişkin ifadelerin (kelime, kavram, atasözü, vb.) çözümlemesi yapılacaktır. Dolayısıyla çalışma halkın bu ortak birikimini yansıtan zihniyet ve dünya görüşünün tanıklığını yapan bu ifadelere dayalı olarak gerçekleşecektir. Bu hâliyle, daha önce yaptığımız “Türk Atasözlerinde Eğitim”, “Türkü ve Mektup”, “Van Türküleri Üzeri-ne Bir Deneme”, “Felsefe ve Masal”, “Nasreddin Hoca Fıkralarının Eğitimsel İmaları” gibi ça-lışmalar2 içinde ve onların bir devamı olarak görülebilir.