9. Uluslararası Akdeniz Bilimsel Araştırmalar Kongresi, Adana, Turkey, 29 April - 30 May 2026, pp.731-741, (Full Text)
This study analyzes Ahmet Mithad Efendi’s journalistic practice in the immediate aftermath of the 1908 Constitutional Revolution through five selected articles: Mevâız-ı Siyasiye, Sırât-ı Müstakim, Şovenizm, Telifât-ı İslâmiye, and Otonomi ve Desantralizasyon. The aim is to examine how his journalism operated not simply as political commentary but as an intervention that reorganized the circulation and intelligibility of political knowledge. Methodologically, the article employs close textual analysis to identify strategies of conceptual translation, definitional clarification, pedagogical sequencing, and reader engagement. The findings demonstrate that Mithad systematically transformed abstract political and religious concepts into accessible public knowledge, stabilizing meaning during a period of rapid constitutional change. His writing mediated between elite discourse and popular understanding, fostering an interpretive community and reinforcing civic reasoning. The study concludes that early Ottoman journalism functioned as an epistemic infrastructure shaping informational authority and political participation in the Second Constitutional Era.
Bu çalışma, Ahmet Mithad Efendi’nin 1908 II. Meşrutiyet Devrimi sonrasında kaleme aldığı beş makale—Mevâız-ı Siyasiye, Sırât-ı Müstakim, Şovenizm, Telifât-ı İslâmiye ve Otonomi ve Desantralizasyon—üzerinden gazetecilik pratiğini incelemektedir. Araştırma, Mithad’ın yazılarını yalnızca fikir beyanı olarak değil, siyasal bilginin dolaşımını ve anlaşılabilirliğini düzenleyen bir müdahale olarak ele almaktadır. Yakın metin çözümlemesi yöntemiyle kavramsal çeviri, okur konumlandırması, pedagojik kurgulama ve otorite inşası stratejileri analiz edilmiştir. Bulgular, Mithad’ın karmaşık siyasal ve dinî kavramları geniş bir Osmanlı okur kitlesi için erişilebilir hâle getirerek yorumlayıcı bir topluluk oluşturduğunu göstermektedir. Elit bilgi ile kamusal anlayış arasında aracılık eden yazıları, hızlı siyasal dönüşüm sürecinde anlam istikrarı sağlamış ve kamusal akıl yürütmeyi güçlendirmiştir. Çalışma, erken Osmanlı gazeteciliğinin enformasyonel otoriteyi yapılandıran kurucu bir toplumsal kurum olduğunu ortaya koyarak II. Meşrutiyet dönemi medya tarihine kavramsal katkı sunmaktadır.