Bedenin ve Mekanın Dönüşümselliği: Mekanın Teni


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, -, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: REYYA KALAY

Danışman: Senem Kaymaz

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Tez, alışık olduğumuz mekan ve beden kavramlarının dışına çıkmayı, onları irdelemeyi ve sorgulamayı, çözümlemeyi ve çözülen noktada, onların muğlaklığında, yeni açılımlar ve karşılaşmalar sağlamayı hedeflemektedir. Tezin strüktürü, 'tarih dizini' ve 'öznel dizin' olmak üzere iki ana dizin çerçevesinde şekillenir. 'Tarih dizini' içerisinde yer alan 'sıkışma', 'çözülme' eksenleri ve 'öznel dizin' içerisinde yer alan 'karşılaşma' ekseni, beden ve mekan kavramlarının çeşitli durumlarını irdeler. Tarih dizini, eksenleri kronolojik bir bağlamda işler. Bu dizinde eksenler, bedenin ve mekanın somuttan soyuta evrilen sürecini aktarır. Bu kapsamda, 'sıkışma' ekseninde, beden ve mekan, mutlak doğru olarak kabul edilen, rasyonel ve ölçülebilir bağlamlarla ilişkilendirilen mutlak (kartezyen) beden ve mekan açılımları üzerinden aktarılır. Bu eksende, bedenin ve mekanın birbirinden ayrı olgular olarak nitelendirilmesi ya da aralarındaki ilişkinin salt fiziksel unsurlara indirgenmesi söz konusudur. Bu eksen, bedenin ve mekanın bu bağlamını, 'ayrımsallık' kapsamında ele alır. Sınırlar içerisinde sıkışan bu kavramlar, bir diğer eksen olan 'çözülme' ekseninde, ayrışmaya, muğlaklaşmaya başlar. Bu eksende, ayrışan ve çözülen kavramların 'birarada' olma durumundan bahsedilir. Bu biraradalıkta, beden ve mekan, deneyimsel edimler ile birbirlerini etkiler. Bu kapsamda, beden ve mekan üzerine gelişen fenomenolojik söylemler, Edmund Husserl, Maurice Merleau Ponty, Juhani Pallasmaa ve nihayetinde Gilles Deleuze ve Felix Guattari üzerinden irdelenir. Çözülme ekseninin ardılı niteliğinde, tez, bir nevi çalışmanın sonuçlarını veren ve kronolojik bir bağlamda irdelenen tarih dizininin aksine gelişen 'öznel dizin' içerisinde başka bir ekseni ele alır; 'karşılaşma'. Bu dizinde ve eksende, mekan ve beden, 'dönüşümsellik' bağlamında irdelenir. Mekan ve beden artık durağan değildir; ikisi de edilgen, aktif hale gelmiştir ve birbirlerini deneyimlemeleri söz konusudur. Birbirleri arasındaki sınır muğlaklaşmıştır, iç içe geçmişler ve birbirlerini dönüştürmeye başlamışlardır. Mekan, artık bir organizma olarak hareket etmektedir ve beden ile şekillenmektedir. Bu eksenin eşleştiği, yazarca geliştirilen 'mekanın teni' kavramı ise, bedenin ve mekanın özne-nesne olma durumundaki değişikliğini ve muğlaklığını ifade eden bu noktada oluşur. Mekanın teni, nesne olarak ele alınan mekan kavramına, bedene ait 'ten' kavramının anlam olarak yüklenmesi ve özne-nesne olma halindeki belirsizliğin meydana gelmesidir ya da mekanın, öznenin yönelimselliğine bağlı olarak anlamlanmasıdır. Sonuç olarak tez, bedenin ve mekanın yalnızca fiziksel varlıklarıyla, kendi nesnellikleri ya da özneselikleri ile var olmayacağını, aksine birbirleri arasındaki ilişkinin dönüşerek, değişerek farklı olasılıkları oluşturacağını savunur.