SEL RİSKLİ ALANLARDA ZORUNLU GÖÇ, MALADAPTASYON VE MEKANSAL PLANLAMA İLİŞKİSİ: TRABZON-ARAKLI ÖRNEĞİ
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Sehir Bölge Plan.Böl, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Özgün Duygu Akgül Acaralp
Danışman: Mehmet Doruk Özügül
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmanın amacı Türkiye'de etkileri giderek daha ağır şekilde hissedilecek küresel iklim değişikliğinin tetikleyeceği zorunlu göç hareketlerinin yaratabileceği sosyal ve mekânsal problemlerin mekânsal planlama adına nasıl yönetilebileceğinin ortaya koyulması yoluyla ilgili literatüre katkı sağlamaktır. Çalışma kapsamında zaman ve kaynakların sınırlılığı göz önünde bulundurularak iklim değişikliğinin etkilerinden yalnızca ani kent sellerine odaklanılmış; sel riskli kentsel alanlar için farklı kademelerde hazırlanmış planların ve oluşturulmuş stratejilerin uyum ve eşgüdümleri ve bunun sosyo-mekânsal yansımalarının tespitinin yanı sıra, bu alanlardaki formel ve enformel yapılarda yaşayanların sel afeti yada sel riski sebebiyle zorunlu göçü, bu zorunlu göçün ne şartlarda maladaptasyona dönüşebileceği ve zorunlu göç sürecinin mekânsal planlama disipliniyle nasıl yönetilebileceğine dair stratejiler de çalışma kapsamında ele alınmıştır. Çalışmada örnek alan olarak Trabzon'un Araklı ilçesi seçilmiştir. Çalışmada çoklu yöntemler kullanılmıştır. Öncelikle kavramsal çerçeveyi oluşturmaya yönelik literatür taraması yapılmıştır. Ardından ilgili plan/strateji belgeleri olan 1/25000 ölçekli NİP, TYP, 1/5000 ölçekli NİP, 1/1000 ölçekli UİP, Karadeniz İklim Değişikliği Uyum Eylem Planı, IRAP, Taşkın Risk Yönetimi Sayıştay Raporu, Trabzon İklim Kaynaklı Afetler ve Etki Haritaları (ÇŞB, 2011) ve MGM Raporları incelenmiştir. Son olarak tüm paydaşlar ile yarı yapılandırılmış mülakatlar yapılmış ve elde edilen veriler MAXQDA programı yardımı ile analiz edilmiştir. Çalışmada kurumlar arası uyum ve eşgüdüm eksikliklerinin sel riskini mekanda derinleştirdiği ve bir sel risk azaltım stratejisi olan zorunlu göçün uygun ekonomik, sosyal ve mekânsal stratejilerle desteklenmediğinde maladaptasyona dönüşebildiği tespit edilmiştir. Sonuçta, sel riskine karşı kurumların plan ve uygulamalarında uyum ve eşgüdümün sağlanması gerektiği; yapısal olmayan sel risk azaltım stratejilerine de en az yapısal stratejiler kadar önem verilerek yapısal önlemlerin mekânsal planlama ile entegrasyonunun sağlanmasının gerektiği, sel riskli alanlardan zorunlu göç sürecinin katılımcı bir çerçevede ekonomik ve sosyal bağlamı koparmayacak şekilde ve sürdürülebilirliği sağlayacak politikalarla desteklenerek tasarlanması gerektiği ortaya koyulmuştur.