Halloysit katkılı biyouyumlu polimer üretimi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, KİMYA MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SEVİL BEGÜM KARAKAŞ

Danışman: Nurcan Tuğrul

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Polilaktik asit (PLA) doğal biyo kaynaklı malzemelerden üretilebilmektedir. Yapısı gereği petrol bazlı polimerlere göre daha kısa sürede bozunabilmektedir. Bu özelliği sayesinde son zamanlarda birçok alanda kullanılmaya başlanmıştır. Fakat PLA'nın düşük darbe dayanımı, kırılganlığı, zayıf gaz bariyeri, düşük ısı direnci ve yavaş kristalleşme oranı gibi özelliklerinin iyileştirilmesi gerekmektedir. PLA modifikasyonu nano dolgu malzemelerinden biri olan halloysit kili ile gerçekleştirilebilir. Halloysit kili, alumina, silika ve su tabakalarından oluşmakta ve içerisinde birçok farklı özelliği barındırmaktadır. Düzgün gözenek dağılımı, diğer killere göre iyi fiziksel ve termo-mekanik özelliklerine sahip olması, doğal, biyouyumlu olması ve toksik olmaması nedeniyle polimerlerde dolgu malzemesi olarak kullanılabilmektedir. Bu çalışmada iki farklı yataktan çıkarılan halloysit kili belirli oranlarda PLA'ya katılarak gıda ambalajlama malzemesi üretilmiştir. Killer PLA'ya katılmadan önce içerisindeki demir oksit liç reaktifiti ile giderilmiş ve PLA ile daha iyi dağılım gösterilebilmesi için yüzey modifikasyonu uygulanmıştır. Son olarak da PLA ile çözücü dökme metodu kullanılarak gıda ambalaj malzemesi olarak kullanılacak filmler üretilmiştir. Sonuç olarak halloysit kili içerğiğindeki demir oksit liç reaktifi kullanılarak % 75 oranında giderilmiştir ve killerin PLA içerisinde daha iyi dağılım göstermesi için yüzey modifikasyonu uygulanmıştır. Killer % 2.5, 5 ve 10 oranında PLA'ya çözücü dökme metodu ile katılmıştır. Kil katkısının belli bir orandan snra PLA'nın özelliklerini iyileştirmediği ve demir oksit giderimi yapılmayan kil katkılı ürünlerde mekanik özelliklerin daha az geliştiği gözlemlenmiştir.