Kentsel Dokuda Üçüncü Boyut: Ayvansaray ve Samatya Yangın Alanlarında Günümüz Dokularının Karşılaştırmalı İncelenmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Güneş Yörüten
Danışman: Cemal Cenk Hamamcıoğlu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Kentsel dokular, kentlerin kimliklerinin okunmasında ve çözümlenmesinde önemli rol oynamaktadır. Kentsel dokular sahip oldukları farklı tipolojiler, ortaya çıkış koşulları ve dokuları meydana getiren bileşenlerin özellikleri ile birbirinden farklılaşarak özgünlük kazanmakta, farklı şekillerde algılanmakta ve ayırt edilebilmektedir. Bu ayırt edici özellikler kentsel dokuların yalnızca iki boyutlu olarak incelenmesiyle değil, üç boyutlu incelenerek bütün detaylarının algılanmasıyla tespit edilebilmektedir. Aynı sosyo-ekonomik, politik ya da yasal-yönetsel koşullar altında düzenlenen, benzer tipolojilere sahip olan veya ikinci boyutta birbirine benzer görünen kentsel dokular ya da doku parçaları pek çok nedenle üçüncü boyut özellikleri doğrultusunda birbirinden farklılaşabilmektedir. Dolayısıyla kentsel dokuların üçüncü boyutuyla birlikte ele alınması ve üç boyutlu özelliklerinin algılanması büyük önem taşımaktadır. Tez kapsamında yapılan literatür araştırmasında kentsel doku konusunun genellikle iki boyutlu ele alındığı, üçüncü boyuta ise sınırlı kapsamlarda ya da farklı bağlamlarda yer verildiği tespit edilmiştir. Bu nedenle 'Kentsel Dokuda Üçüncü Boyut: Ayvansaray ve Samatya Yangın Alanlarında Günümüz Dokularının Karşılaştırmalı İncelenmesi' başlıklı bu tezde, kentsel dokuların üçüncü boyutunun öneminin vurgulanması, dokuların üçüncü boyutta incelenirken hangi unsur ve ifade teknikleri ile ele alınabileceğinin irdelenmesi ve konuya üç boyutlu bakmanın dokuların gerçekte sahip oldukları nitelik ve özellikleriyle birlikte algılanmasında rol oynadığının ispatlanması için örnek alanlar üzerinden karşılaştırmalı olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda öncelikle doku ve kentsel doku kavramları incelenmiş, doku sınıflandırmaları ve dokuların algılanması, kentsel doku tipolojileri, kentsel dokuların oluşumunda ve düzenlenmesinde rol oynayan etkenler, kentsel dokuların algılanması ve üçüncü boyut ilişkisi ve kentsel dokuları meydana getiren bileşenler incelenmiştir. Ardından tezin örnek alanları olan Ayvansaray ve Samatya yangın alanlarında kentsel dokuların 19. yüzyılda düzenlendiği dönem; mevzuat, örgütlenme ve mekânsal düzenlemeler bağlamında incelenmiş, bu dokuların ortaya çıkış koşulları tespit edilmiş ve düzenlemelerin yapıldığı ilk halleri, yapı adaları ve kanal mekânların görüldüğü haritalar üzerinde ve literatürde incelenmiştir. Düzenlemelerin yapıldığı dönemden günümüze, zaman faktörünü dikkate alarak, alanlarda yaşanan tarihsel sürecin de aktarılmasından sonra bu alanlarda günümüzün kentsel dokuları iki boyutlu karşılaştırılmıştır. Tezin alan çalışması bölümünde, kavramsal bölümde dokuların algılanmasında rol oynadığı tespit edilen unsurların; kentsel dokulara ışık-gölge etkisinde, belirli mesafelerden bakılarak algı üzerindeki etkileri ile kentsel dokular içinde dolaşılarak dokuyu meydana getiren fiziksel bileşenlerin üç boyutlu algılanan karakteristik özellikleri hem teorik olarak ifade edilmiş hem de çalışma alanları üzerinden karşılaştırmalı olarak örneklendirilmiştir. Bu karşılaştırmalar yapılırken bir yandan da böyle bir yaklaşımla yapılan tespitlerin aktarılmasında kullanılabilecek teknikler ve kentsel dokuların üçüncü boyutunu yansıtacak ifadeler üzerinde durulmuştur. Tezin örnek alanları olarak seçilen, Tarihi Yarımada'da yer alan Ayvansaray ve Samatya yangın dokuları, 19. yüzyılda aynı koşullar altında, yangınlar sonrasında, aynı mevzuat çerçevesinde, aynı bakış açısı ile, benzer ızgara tipolojilerde düzenlenmiş alanlardır. Çıkış noktaları aynı olan ve günümüzde kanal mekân örüntüsü ve yapı adası şekil ve boyutları bağlamında ilk düzenlendikleri durumlarını büyük oranda korumuş olan bu alanlar tez kapsamında hem iki hem de üç boyutlu olarak incelenmiş ve birbiriyle karşılaştırılmıştır. İkinci boyutta kısmen benzer görünen bu alanların üçüncü boyut özellikleri ile birbirinden oldukça farklılaştığı tespit edilmiştir. Tez çalışmasının sonucunda, hem teorik hem de çalışma alanları ile ilgili çıkarımlar elde edilmiş, kentsel dokuların üç boyutlu algılanmasının ve kentsel dokuların yalnızca iki değil üç boyutlu olarak incelenmesinin önemi böylelikle vurgulanmış ve kentsel dokuların üç boyutlu incelenmesinin özellikle kentsel tasarım alanına sağlayacağı katkılar üzerinde durulmuştur.