Kentsel Yeniden Yapılanma Aracı Olarak Büyük Ölçekli Organizasyonlar: İstanbul Üzerine bir Değerlendirme


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Sehir Bölge Plan.Böl, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Didem Bıçkıcı

Danışman: Asuman Türkün

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

1980'li yıllardan itibaren ekonomik faaliyetlerin daha rekabetçi, daha karmaşık bir hal alıp; etki alanı bakımından dünya geneline yayıldığı görülmektedir. Özellikle 1980 sonrası dönemde, iletişim ve ulaşım teknolojilerindeki gelişmelere bağlı olarak, küreselleşme olgusunun ortaya çıkışıyla birlikte, bilgi ve sermayenin dünya çapında akışının hızlandığı belirtilmelidir. Kentler ve bölgeler arasındaki erişilebilirliğin artmasına bağlı olarak artan sermaye dolaşımı seviyeleri, dünyada sosyo-ekonomik ve mekânsal yeniden yapılanma süreçlerini beraberinde getirmiştir. Önceki dönemlerden farklı olarak, yerel yönetimlerin girişimi ile birlikte, sermaye ve nitelikli emeğin kente çekilmesi ve yatırımların yönlendirilmesi amacıyla küresel hiyerarşide ön plana çıkmaya çalışan kentler, önemli bir kimlik değeri yaratmayı hedeflemektedir. Bu doğrultuda ise, kentsel alan içerisinde atıl durumda kalmış veya sanayinin desantralizasyonuyla birlikte sanayiden geri kalan alanlara yatırım yaparak rekabet gücünün artırılması temel amacı oluşturmaktadır. Yoğunlaşan rekabet ortamında, kentlerin küresel düzlemdeki rollerinin çarpıcı biçimde değiştiği belirtilmelidir. Kentlerin, kendi ülkelerinden ve sınırlarından bağımsız şekilde diğer dünya kentleriyle rekabet edebilecek odak noktaları olarak ortaya çıktığı söylenebilir. Özellikle turizm ve nitelikli hizmet üretimi dâhil olmak üzere profesyonelleşen hizmet sektörlerinin mekânsal gereklilikleri ile gayrimenkul ve inşaat sektörleri aracılığıyla sermaye birikiminin artması, kentsel alanların sosyo-mekânsal olarak yeniden yapılandırılmasında etkili olmuştur. 1980'lerden itibaren, Türkiye'de birçok kentte de benzer bir süreç görülmektedir. Hizmet sektörleri ile birlikte gayrimenkul ve inşaat sektörlerinin artan önemine bağlı olarak kentsel alanların sosyo-mekânsal organizasyonunun değiştiği bir süreç söz konusudur. Kentsel gelişim politikalarını yönlendiren imar yasaları yerine; kentlerin, kentsel gelişim planlarından bağımsız şekilde gelişen büyük ölçekli uygulamalar doğrultusunda dönüşmeye başladığı görülmektedir. Merkezi ve yerel yönetimler, kent içerisinde yerli ve yabancı yatırımların çekilmesi ve yatırımların kârlılığını artırmak amacıyla bu tür uygulama ve projeleri desteklemektedir. Küresel düzlemde yoğunlaşan rekabet ortamında, kentlerin çekiciliğini artırmak amacıyla en çok başvurdukları araçlardan biri, büyük ölçekli organizasyonlara ev sahipliği olarak dikkat çekmektedir. Kentte marka imajı yaratılmasını hedefleyen bu politikalar doğrultusunda, kentin özgün sosyo-kültürel ve tarihi değerleri turizm odaklı olarak vurgulanmaktadır. Ekonomik ve kentsel gelişimin ağırlıklı olarak sosyo-kültürel etkinlikler aracılığıyla yönlendirilmesi hedeflenmektedir. Ev sahipliği yapılan sosyo-kültürel faaliyetlerin ölçek ve hedef kitlelerinin de değiştiği; bulundukları bölgenin sınırlarından bağımsız biçimde tüm ülkeye ve hatta tüm dünyaya hizmet edecek şekilde geliştiği görülmektedir. Bu çalışma, kentlerin ev sahipliği yaptığı uluslararası etkinlikler ve büyük ölçekli organizasyonlar gibi dönüşümsel uygulamaların kentsel mekândaki etkisini izlemek üzere geliştirilmiştir. Araştırma, mega-organizasyonların kentsel yeniden yapılanma süreçleri üzerindeki olumlu ve olumsuz etkilerini sosyo-ekonomik, kültürel ve mekânsal boyutları bakımından ele almaktadır. Mega-organizasyonların temelde kentin çekiciliğini ve rekabet gücünü artırarak, kentlerin küresel hiyerarşideki konumlarını ve rolünü değiştirme eğiliminde oldukları görülmektedir. Ancak bu durum aynı zamanda, kentin turizm odaklı gelişmesi, ziyaretçiler, orta ve üst gelir grupları için yeniden üretilmesi sürecini beraberinde getirirken; özellikle kısıtlı finansal ve sosyal kaynaklara sahip yerel nüfus için yaşamı zorlaştırdığı belirtilmelidir. Saha incelemesi, eşsiz bir tarihi geçmişe ve coğrafi niteliklere sahip bir kent olarak küresel düzlemde ön plana çıkan ve ev sahipliği yapılan uluslararası organizasyonların yoğunluğu sebebiyle İstanbul'da gerçekleştirilmiştir. Tarihsel süreç içerisinde İstanbul, çeşitli uygarlıklar, kültürler ve tarihi dönemler arasında "köprü" olarak nitelendirilen, Avrupa ve Asya'nın kesiştiği kıtalararası bir şehirdir. Kent birçok ulusal ve uluslararası şirketin genel merkezine ev sahipliği yapmakta ve ülkenin gayri safi yurtiçi hasılasının dörtte birinden fazlasını oluşturmaktadır. Kentin en önemli çekim merkezi, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan tarihi çekirdektir. Konaklama alternatifleri, profesyonel hizmetler, ekonomi politikaları ve kongre merkezlerinin niteliğine bağlı olarak önemli bir turizm ve kongre merkezi kimliğiyle karşımıza çıkmaktadır. İstanbul, özellikle 2000'li yıllarda yoğunlaşan, Avrupa Kültür Başkentliği gibi uluslararası organizasyonlar ve üst ölçekli kararları içeren planlama yaklaşımlarının ağırlıklı olarak mega-projeler ile yönlendirildiği bir gelişim süreci içerisindedir. Bu açıdan, küresel düzlemde kentlere tanımlanan roller düşünüldüğünde, İstanbul'un önemli bir inceleme alanı olduğu düşünülmektedir. Mega-organizasyonlar ve etkinlik alanlarının konumsal olarak kümelenmeleri, alt ölçekte seçilen farklı kentsel doku örneklerinde meydana gelen değişim ve yeniden yapılanma süreçlerinin incelendiği araştırma, süreç analizi özelliği taşımaktadır. Alan çalışmasında, kentteki mega-organizasyonların mekânsal dağılımını ve bunların fiziksel ve sosyal alan üzerindeki etkilerini analiz etme yöntemi olarak GIS teknolojisinden faydalanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen sözel ve sayısal veriler GIS yöntemi kullanılarak değerlendirilmiş ve iki boyutlu görsel analiz araçları kullanılmıştır.