KAMUSAL ALANDA GÜNDELİK YAŞANTININ DEĞİŞİMİ
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İBRAHİM EREN
Danışman: Esin Özlem Aktuğlu Aktan
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Enformasyon ve İletişim Devriminin yarattığı dönüşümler, toplumsal yapılar ve fikirlerin dolaşım alanı olan kamusal alanlar üzerinde derin izler bırakmıştır. Kamusal alanda gündelik yaşantının değişiminin araştırıldığı bu tezde; Enformasyon ve İletişim Devriminin sosyo-mekânsal dinamiklerle olan etkileri ortaya koyulmaktadır. Tezin amacı kamusal yaşantının doğasını ve kamusal alanda gündelik yaşantının değişimini geçmiş, bugün ve gelecek perspektiflerinde irdelemektir. Kamusal yaşamın kırılma noktalarını ve dijital teknolojinin bu alandaki rolünü sistematik bir şekilde ele alan kalitatif ve kantitatif olmak üzere karma yöntemler kullanılmıştır. İçerik ve frekans analizleri, sosyo-mekânsal ve istatistiki analizler ile sosyolojik film analizine başvurulmuş, eleştirel, postmodern ve kronolojik yaklaşımlar temel alınmış ve bir süreç analizinin de gerçekleştirildiği çalışmada disiplinler arası yaklaşımlara da başvurulmuştur. Çalışmanın kapsamında, kamusal alan ve gündelik yaşamın nasıl dönüştüğü, Enformasyon ve İletişim Devriminin gelişimi ve kamusal yaşama etkileri, dijital teknolojilerin sosyo-mekânsal dinamiklerle nasıl etkileşime girdiği ve bu etkileşimin toplumsal ilişkileri nasıl şekillendirdiği ortaya koyularak geleceğin kamusal yaşamı tartışılmıştır. Ana bulgular, dijital teknolojilerin kamusal yaşam üzerindeki etkilerini, özellikle mekânsal ve toplumsal etkileşimler açısından, göstermiştir. Bu etkiler, teknoloji ekseninde kamusal yaşamın doğasının anlaşılmasını ve geleceğine dair önemli içgörüler sunulmasını sağlamaktadır. Araştırmanın bulguları, kentsel planlama, mimarlık, coğrafya, toplum bilimleri gibi alanlarda hissedilecek şekilde, dijitalleşmenin kamusal alanlara ve toplumsal yapıya uyumunu destekleyici yönler sunmaktadır. Çalışmanın yeniliği, kamusal yaşamın dijital çağdaki dönüşümünü kapsamlı bir biçimde irdelemesi ve bu doğrultuda kullanılan yöntemler, disiplinler arası yaklaşımı, eleştirel ve geliştirici bakış açıları ve önerilerindedir. Bu öneriler, mevcut yazındaki boşlukları doldurarak, kamusal alanların geleceğini şekillendirmede önemli bir katkı sağlayacaktır. Sonuç olarak, bu çalışma, kamusal yaşamın doğasının dinamik, devingen, kendini yeniden üreten, deneyimlerle var olan ve hep yeni olma durumunu içinde barındıran bir olgu olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca dijital teknolojilerin kamusal yaşam üzerindeki etkilerini anlamada yeni bir çerçeve sunarken, geleceğin kentlerinde kamusal alanların nasıl anlaşılıp geliştireceğine dair yol gösterici olmayı hedeflemekte, kamusal yaşamın tüm paydaşlarına hitap etmektedir.