Napoli pompei arkeolojik sit alanı'ndaki koruma amaçlı müdahalelerin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, -, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Mehveş Kazma Çetiner
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Mehmet Cengiz CAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Arkeolojik miras olarak tanımlanan Pompei Antik Kenti, İtalya'daki Napoli Şehri'nin güneyinde yer almaktadır. Bronz Çağı yerleşimlerinin tespit edildiği kente M.Ö.8.yy.'da Yunanlar'ın gelmesi ile birlikte mimaride Hellen etkileri görülmüştür. Osk ve Etrüsk Dili'ndeki yazıt ve dekorasyon ürünleri ile işgalci Osklar ve Etruria Bölgesi'nden bu alana geldikleri düşünülen Etrüskler'in kentteki varlıkları kanıtlanmıştır. M.Ö.5.yy. Samnit Dönemi'nin ardından yeniden Yunan egemenliğine giren Pompei, son olarak M.Ö.80'de Roma İmparatorluğu tarafından ele geçirilmiştir. Bu dönemlerde kentsel müdahale ve mimaride çeşitlilikler, kamu yapıları ve özel mülklerde işlevsel ve mekânsal farklılıklar meydana gelmiştir. Vezüv Yanardağı çevresindeki antik yerleşimler ve Pompei 62'de gerçekleşen şiddetli bir deprem sonucunda hasar görmüş, depremin ardından yapılan restorasyon ve onarımlarda işçilik, yapım tekniği ve malzeme kullanımları değişmiştir. 24 Ağustos 79'da Vezüv Yanardağı'nın patlamasına kadar restorasyon sürecinde olan Pompei 16.yüzyıl'a dek toprak altında kalmıştır. 18.yüzyılın ikinci yarısına kadar koleksiyon, hazine ve müze eserlerinin araştırılması amacı ile yürütülen ilk kazı ve keşif çalışmalarında mimari dokuya zarar verilmiştir. 18. yüzyılın ikinci yarısından itibaren yürütülen kurtarma çalışmaları bütünsel bir yaklaşımla gerçekleştirilerek kazı yönteminden doğan hasarlar durdurulmuştur. Ancak, 20.yüzyıl restorasyonlarında, o dönemin koruma anlayışı ile olumlu olarak nitelendirilen beton ve betonarme ögelerin kullanımı sonucunda yapılar tahribata uğramıştır. 21.yüzyıl restorasyon çalışmalarında bu hatalı müdahalelerin kaldırılmasının mümkün olduğu yapılara ziyaretçi girişlerinin sağlandığı, mümkün olmayanlara ise yıkılma riski taşımaları gerekçesi ile girişlerinin engellendiği görülmektedir. Kazı çalışmaları sonucu 45 hektarlık kısmı gün ışığına çıkarılan alandaki mimarlık, heykeltıraşlık, resimsel ve mozaik miraslar bilim insanı ve araştırmacıların çalışmalarına ışık tutmuştur. Bu özellikleri sebebi ile Pompei kazıları, 1997'den beri UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer almaktadır. Beş bölümde ele alınan çalışmanın birinci bölümünde araştırma ve kaynak edinme süreci, tezin özet, amaç ve yöntemleri ile orijinal katkısı ve tespitleri kısaca anlatılmıştır. İkinci bölümde koruma yaklaşımları, kavramları ve ilkeleri, arkeolojik alanlar hakkındaki kanun ve yönetmelikler incelenmiş, üçüncü bölümde Pompei Antik Kenti'nin tarihsel geçmişi, kent ve çevresindeki şehircilik gelişim ve değişimleri ortaya konulmuştur. Dördüncü bölümde, alanda 16.yüzyıldan bugüne dek yapılan müdahale ve restorasyon tekniklerinin değişimi ve kazı çalışmaları değerlendirilmiştir. Beşinci bölümde ise tüm bu araştırma ve değerlendirmeler dikkate alınarak özgün ve çağdaş dönem müdahalelerinin Pompei arkeolojik ve mimari değerleri üzerindeki durum ve sonuçları açıklanmıştır.