Bursa'da bulunan Osman Gazi ve Orhan Gazi türbelerinin Sultan Abdülaziz döneminden günümüze koruma tarihi (1861-2022)
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, MİMARLIK ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ABDULLAH UBEYDE KARADENİZ
Danışman: Ceylan Irem Gençer
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Geçmişi Bitinya krallığına dek uzanan Bursa şehri, önce M.Ö. 74 yılında Roma'ya bağlanmış, daha sonra Roma İmparatorluğu'nun ikiye bölünmesiyle M.S. 395 yılında Bizans hakimiyetine girmiştir. 1326 yılında ise Osmanlılar tarafından fethedildikten sonra başkent ilan edilen Bursa'da imar faaliyetleri hız kazanmıştır. Bu süreçte var olan Bizans yapıları yıkılmamış aksine bu yapıları sahiplenme ve ihya politikası gözetilerek onlara yeni işlevler kazandırılmıştır. Şehrin en büyük kilisesini de içinde barındıran Elia (İlyas) Manastırı'nın Osman Gazi ve Orhan Gazi tarafından türbelerinin yeri olarak seçilmesi de bu anlayışın bir tezahürüdür. Bursa'nın fethinden 1855 yılındaki büyük Bursa depremine kadar Osman Gazi ve Orhan Gazi'nin istirahatgâhı bu büyük Bizans yapısı olmuştur. 1855 depreminde büyük ölçüde yıkılan eski manastırın içerisinde bulunan türbeler, 1863 yılında Sultan Abdülaziz döneminde yeniden inşa edilmiştir. Türbeler her ne kadar 1863 yılındaki inşa ile günümüzdeki görünüşlerini almışsalar da, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde onarımlar sebebiyle birtakım değişikliklere uğramıştır. Bu çalışma; Osman Gazi ve Orhan Gazi türbelerinin Sultan Abdülaziz döneminden günümüze kadar olan dönüşümüne odaklanmaktadır. Çalışma kapsamında, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde devletin koruma politikaları neticesinde çıkarılan nizamnameler ve kanunlar, Vakıf kurumu, Evkaf Nezareti, Muhafaza-i Asarı Atîka Encümeni, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu (GEEAYK), Vakıflar Genel Müdürlüğü ve yerel yönetimler gibi korumaya öncülük etmiş kurumlar yoluyla devletin bu dönemde yapılara yaklaşımı incelenmektedir. Bu bağlamda; arşiv belgeleri (onarım kayıtları vb.), çıkarılan nizamnameler ve yasalar, seyyahların gözlemleri, fotoğraflar, gravürler, yerel yönetimlerin yönetim ve eylem planları gibi yazılı ve görsel malzemeler üzerinden türbelerin onarım tarihi bütüncül olarak ele alınmaktadır. Bununla birlikte yapıların korunması, alan sunumu ve yorumlamasının iyileştirilmesine yönelik öneriler geliştirilecektir.