Les Misérables'ın Dillerarası ve Diliçi (Yeniden) Çevirileri
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Batı Dilleri ve Edebiyatı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: UMUT CAN GÖKDUMAN
Danışman: Ayşe Banu Karadağ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu tezin amacı, Fransız yazar Victor Hugo'nun Les Misérables (1862) adlı yapıtının Osmanlı Dönemi'nde Türkçeye yapılan dillerarası çevirileri (1862, 1879, 1909-1910) ile bu dillerarası çevirilerin Türkiye Cumhuriyeti Dönemi'nde yapılan diliçi çevirilerini (2012, 1934, 2013) yeniden çeviri odağıyla irdelemektir. Yeniden çeviri kavramı, Antoine Berman tarafından 1990'lı yıllarda sorunsallaştırılmış ve özellikle son yıllarda bu kavramdan hareketle çeviribilim araştırmacılarınca çeşitli çalışmalar yürütülmüştür. Bu tez çalışmasında söz konusu kavram, diliçi ve dillerarası yeniden çeviri şeklinde iki alt başlık altında ele alınmaktadır. Çalışma, özellikle klasik bir yapıt söz konusu olduğunda dillerarası ve diliçi yeniden çevirinin "neden?" ve "nasıl?" yapıldığı sorularına yöntemsel olarak çeviribilim odaklı metinsel ve yan metinsel incelemeler üzerinden yanıt aramaktadır. Tez çalışmasında dillerarası (yeniden) çeviride olduğu gibi diliçi (yeniden) çeviride de bu olgu çevirmen, eleştirmen, yayına hazırlayan, editör ve yayınevi sahibi gibi farklı çeviri eyleyicileri merkeze alınarak irdelenmektedir. Alanyazında dillerarası yeniden çevirinin neden yapıldığına dair bulgular, tez çalışması bağlamında hem dillerarası hem de diliçi yeniden çeviriler üzerinden tartışmaya açılmaktadır. Buna göre, diliçi yeniden çevirilerin dillerarası yeniden çevirilerle kısmen örtüşen kısmen de farklılaşan özellikleri mevcuttur. Sefiller çevirileri üzerinden yapılan incelemede dillerarası yeniden çevirilerin zamansal olarak birbirlerine daha yakın, diliçi çevirilerin ise daha uzak olduğu görülmektedir. Dillerarası yeniden çeviride, önceki çevirilerin tamamlanmamış olması ve yeniden çevirmenin kanonik bir metni yeniden çevirme isteği ön plana çıkarken; diliçi yeniden çeviride yapıtın geçmişte olduğu gibi günümüzde de önemini koruyarak edebiyat, çeviri ve diliçi çeviride olduğu gibi diliçi yeniden çeviride de unutulanı hatırlatma işlevi üstlendiği görülmektedir. Sonuç olarak, Sefiller'in Türkiye'deki yolculuğu, çeviribilim bağlamında ve yeniden çevirinin kısmen daha önce sorunsallaştırılan kısmense bu vakaya özgü yanlarıyla ele alındığında bu çalışmada ilgili eserin Türk okurla ilk buluştuğu 1862 yılından günümüze kadar "dillerarası çeviri", "diliçi çeviri", "yeniden çeviri", "diliçi yeniden çeviri" ve "dillerarası yeniden çeviri" gibi farklı çeviri süreçlerinden geçtiği görülmektedir.