ANADOLU HALK ANLATILARINDA KÖTÜLÜK VE KÖTÜLER ÜZERİNE BİR İNCELEME


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili Ve Edebiyatı Böl., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Tuba Demirci

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Aynur Koçak

Eş Danışman: Meriç Harmancı

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

"Kötülük nedir?" sorusu, insanlık tarihinin en eski ve temel sorunlarından biri olarak öne çıkmaktadır. Tarih boyunca insanoğlu bu soruya cevap aramış; kötülüğün kaynaklarını ve yaşam üzerindeki etkilerini anlamaya çalışmıştır. Ancak modern zamanlarda bile kötülük olgusu gündemdeki yerini korumuş, hatta daha karmaşık bir hal almıştır. Anadolu halk anlatıları, Türk kültürünün kadim miraslarından biri olarak, kötülük ve kötü tiplerin ele alınış biçimlerini incelemek için zengin bir kaynak sunar. Bu araştırmanın amacı, Anadolu halk anlatılarında kötülük olgusunun türlerini belirlemek ve kötü tiplerin işlevsel özelliklerini değerlendirmektir. Çalışmada Türkiye'nin farklı bölgelerinden derlenip yayınlanan 130 anlatı (masal, efsane, halk hikâyesi, destan) içerik analiziyle incelenmiş; veriler metafizik, doğal ve ahlaki kötülük eksenlerinde sınıflandırılmış; kötü tipler engelleyici, arabozucu ve olağanüstü olarak tasnif edilmiştir. Anlatılarda kötülüğün işleniş biçimleri ile kötü tiplerin cinsiyet ve varlık özellikleri dikkate alınmış; bulgular tablo ve grafiklerle sunulmuş; değerlendirmeler İşlevsel Halkbilimi yaklaşımıyla yapılmıştır. Araştırma bulguları, masallarda kadın ve erkek figürlerin dengeli biçimde temsil edildiğini; efsanelerde olağanüstü varlıkların baskın olduğunu; halk hikâyelerinde insan merkezli kötülüğün öne çıktığını; destanlarda ise düşman ve hain tiplerinin toplumsal düzeni tehdit eden başlıca unsurlar olarak ele alındığını göstermektedir. Doğal kötülük anlatılarında afet, hastalık ve bedensel kusurların hem yıkıcı hem de iyileştirici ve dönüştürücü işlevlerle kurgulandığı; ahlaki kötülükte maddi–manevi ihlallerin kahramanın erginlenme sürecinin ayrılmaz bir parçası olduğu; metafizik kötülükte ise kader temasının insani iradeyi sınırlayan üst bir düzen olarak konumlandığı belirlenmiştir. Elde edilen veriler, İşlevsel Halkbilimi yaklaşımı çerçevesinde yorumlanmış; böylece kötülüğün Anadolu anlatılarında bireysel zaafların ötesinde toplumsal ve kültürel yapılarla iç içe geçen çok katmanlı bir olgu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: kötülük, kötüler, masal, efsane, halk hikâyesi, destan, İşlevsel Halkbilimi.