Suda çözünür ftalosiyanin bileşiklerinin sentezi, biyolojik ve fotodinamik özelliklerinin incelenmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, KİMYA ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NAGİHAN KOCAAĞA

Danışman: Ali ERDOĞMUŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Çeşitli kanser türlerinde başarılı bir şekilde uygulanan fotodinamik terapide (FDT) olmazsa olmaz üç temel bileşen fotosensitizer, ışık ve moleküler oksijendir. Sahip oldukları fiziksel ve kimyasal özellikler ftalosiyanin moleküllerini fotodinamik terapi uygulamaları için eşsiz kılmaktadır. Bu özelliklerden etkili singlet oksijen üretimi ve uzun triplet ömürleri ftalosiyanin moleküllerinin FDT uygulamaları için oldukça önemlidir. Lipofilik ftalosiyaninlerin periferal konumlarına fosfanat, sülfonat, kuaternize amino ve karboksilat gibi hidrofilik gruplar bağlanarak suda çözünür özellik kazandırılmaktadır. Nikel (II), çinko(II), kobalt(II) ve bakır (II) gibi geçiş metalleri içeren Schiff baz sübstitüe ftalosiyaninler kararlı olmalarının yanı sıra singlet oksijen kuantum verimini arttırmaktadır. Ayrıca biyolojik ilaç uygulamaları için DNA ve BSA moleküllerinin yardımıyla ftalosiyaninlerin biyolojik özellikleri belirlenmektedir. Bu tez çalışması kapsamında farklı türde Schiff baz grupları içeren metalsiz ve metalli (çinko (II), indiyum (III), galyum (III)) ftalosiyaninler ve bu ftalosiyaninlerin suda çözünürlüklerini arttırmak amacıyla kuaternize gruplarının sentezi gerçekleştirilerek biyolojik ve fotofizikokimyasal özellikleri incelenmiştir. Katyonik ftalosiyaninler arasında Q-In1c (0.89) DMSO içerisinde en yüksek singlet oksijen kuantum verimine sahiptir. BSA-ftalosiyanin etkileşimi neticesinde katyonik ftalosiyanin bileşiklerinin statik sönümleme gerçekleştirdikleri belirlenmiştir. DNA çalışması ile Q-1cH2Pc, Q-Zn1c, Q-In1c ve Q-Ga1c moleküllerinin interkalasyon ile DNA zincirine bağlandıkları gözlenmiştir. Q-Zn1c aracılı FDT uygulamasının PC3 prostat kanser hücrelerinde meydana gelebilecek muhtemel antikanser aktiviteleri ve bu aktivitelerin hangi mekanizma yoluyla gerçekleştiği MTT ve HO/PI teknikleri yardımıyla in vitro olarak incelenmiştir. Elde edilen sonuçlardan tedavi gruplarında apoptotik hücre miktarının kontrol gruplarına göre bariz bir şekilde arttığı gözlenmiştir. Tez kapsamında sentezi gerçekleştirilen Q-Zn1c bileşiğinin FDT uygulaması ile prostat kanser tedavisinde potansiyel olarak kullanılabileceği gözlenmiştir.