Roma ve İstanbul'daki metro kazılarının mimarlık tarihi açısından değerlendirilmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, MİMARLIK ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BESTE KURAL

Danışman: Nur Urfalıoğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Roma dönemi kentleri, planlı yerleşim yapıları, gelişmiş mühendislik bilgisi ve mimari organizasyonlarıyla antik dünyanın en ileri şehircilik modellerini sunar. Bu şehirler, bugün büyük ölçüde modern kent dokusu altında kalmış olsa da, yapılan arkeolojik çalışmalar sayesinde geçmişe dair önemli ipuçları sunmayı sürdürmektedir. Özellikle Roma ve İstanbul gibi çok katmanlı tarihî kent merkezlerinde artan nüfus ve ulaşım ihtiyacı, yeni altyapı sistemlerinin, özellikle de metro hatlarının inşasını kaçınılmaz hâle getirmiştir. Ancak bu tür büyük projeler, tarihî katmanlarda doğrudan arkeolojik etkiler yaratmaktadır. Bu çalışma, Antik Roma coğrafyasına dahil olan ve günümüzde arkeolojik katmanlarla iç içe geçmiş büyük şehirlerde yürütülen metro projelerine odaklanmaktadır. Özellikle Batı Roma ve Doğu Roma İmparatorluklarının başkentleri Roma ve İstanbul örnekleri üzerinden, bu kentlerdeki metro kazılarının mimarlık tarihi bağlamında nasıl değerlendirilebileceği araştırılmaktadır. Çalışmada, metro hatlarının güzergâh planlamasından arkeolojik buluntuların belgelenmesine, korunmasına ve sergilenmesine kadar uzanan süreçler çok katmanlı bir şekilde ele alınmakta; kültürel ve teknik dinamiklerin nasıl kesiştiği incelenmektedir. Roma'da Aurelianus surları içinde kalan Metro A, B ve C hatları ile İstanbul Tarihi Yarımada'da yer alan Marmaray ve M1 hatları temel karşılaştırma alanlarını oluşturmaktadır. Bu projelerin hem ulaşım altyapısı hem de arkeolojik miras yönetimi açısından taşıdığı öneme dikkat çekilmektedir. Ayrıca Sofya, Napoli, Atina, Selanik ve Venedik gibi Avrupa kentlerinde yürütülen benzer metro projelerindeki koruma stratejileri de karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Tez, metro projelerini yalnızca teknik mühendislik yatırımı değil; aynı zamanda arkeolojik belgelerin görünür hâle geldiği, kent hafızasının yeniden kurulduğu kültürel müdahaleler olarak görmektedir. Roma ve İstanbul örnekleri üzerinden yapılan bu analiz, tarihî kentlerde yürütülecek benzer projelerde disiplinlerarası ve eşgüdümlü bir planlamanın gerekliliğini vurgulamakta; böylece hem ulaşım ihtiyaçlarının karşılanması hem de kültürel mirasın korunması arasında sağlıklı bir denge kurulabileceğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Roma, İstanbul, metro arkeolojisi, mimarlık tarihi, kültürel miras