Kentsel yayılmanın su havzası koruma alanları üzerindeki etkisinin incelenmesi: Büyükçekmece havzası örneği


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Sehir Bölge Plan.Böl, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MERVE ÇATAL

Danışman: Mustafa Var

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

II. Dünya Savaşı sonrası yaşanan hızlı nüfus artışı ve kentsel yayılma, su havzaları ile havzaların sunduğu ekosistem hizmetleri üzerinde baskı oluşturmaktadır. Havza hinterlandında gerçekleşen arazi kullanımları, doğal habitatların tahrip edilmesi, hidrolojik sistemin bozulması, türlerin kaybı gibi tamiri zor hasarlar bırakmaktadır [4]. Havza ekosistemleri, kentlerde yaşanan yayılmacı politikaların sonucunda işlevlerini kaybetme tehlikesi ile karşılaşmaktadır. Son 50 yılda yerleşim alanları %600 büyüyen [1] İstanbul, su ihtiyacını mevcut su kaynaklarından karşılayamamakta, Istranca Dereleri ve Melen Çayından su temin etmektedir [53]. Havzalar arası su tranferi sürdürülebilir bir yaklaşım olmamakla beraber, suyun getirildiği havzanın da ekolojik ve sosyo-ekonomik yapısına zarar vermektedir. Kentin mevcut kaynaklarının koruma-kullanma dengesi içerisinde akılcı kullanımının önemi ortadadır. Bu bağlamda İstanbul'un en verimli 3. su kaynağı [53] olan ve barındırdığı ekolojik potansiyel ile öne çıkan Büyükçekmece Havzası çalışma alanı olarak seçilerek, 1990-2018 yılları arasında kentsel büyüme eğilimlerinin havzanın sürdürülebilir işleyişi üzerindeki etkisi incelenmiştir. Corine Alan Sınıflandırma verileri ve USGS açık erişimli veri tabanından elde edilen ASTER GDEM verilerinden faydalanılarak, ArcGIS ortamında 1990, 2000, 2012, 2018 yıllarına ait arazi kullanım sınıfı haritaları hazırlanarak değerlendirilmiştir. Yapılan çalışma ile Havzanın 30 yıla yakın bir süreçte geçirdiği değişimi noktasal tarihlerde sayısal veriler ile ortaya koyarak, kentsel yayılmanın havza üzerindeki etkilerini; sosyo-ekonomik süreçler, ulaşım ve ekolojik faktöreler gibi değişkenlerin üzerinden irdelemeye ve değişkenler arasındaki ilişkinin göreceli önemine odaklanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, Havza genelinde kentsel alan, sanayi alanı ve maden alanlarının arttığı, tarım ve orman alanlarının ise azaldığı görülmektedir. Söz konusu değişim, havzanın barındırdığı hassas ekosistemler üzerinde olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Gelişim yönünü belirleyen ulaşım ağları havzanın sürdürülebilir işleyişini sağlayan sistemler göz önüne alınmadan planlanmıştır. Havzadaki yayılma, ulaşımın getirdiği ekonomik fırsatların itici gücüyle gelişme göstermiştir.