Meydanı oluşturan yapıların fonksiyonel sürekliliği: Beyazıt Meydanı örneği


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Mimarlık, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: DİLARA SAYIN

Danışman: Server Funda Kerestecioğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Meydanlar, kentlinin bir araya gelerek iletişim kurmasını sağlayan, kentin buluşma ve düğüm noktalarıdır. İşlevleri ile bulunduğu bölgenin ekonomik, sosyal ve kültürel gereksinimlerini karşıladığı gibi dönemin ihtiyaçlarına göre değişkenlik gösterebilmektedir. Meydanı oluşturan yapıların biçimsel sabitliği ve değişen işlevlerin sürekliliği, meydanın kent yaşayanında ve kentin hafızasında yer tutmaktadır. Beyazıt Meydanı, Tarihi Yarımada'nın kent kimliğini oluşturan kent mekanlarından biridir. 17. yüzyıla kadar yerel halk ve göçmenlerin, özellikle ticaret amacıyla buluştuğu bir alan olarak kullanılmıştır. Sanayinin gelişmesi, motorlu taşıtların artmasıyla meydan kavşak görevi görmüştür. 1960 yılında yapılan düzenlemeler sonrası, planlama sorunları ortaya çıkmıştır. Günümüzde (Mayıs 2019) meydanda bulunan camii ve müzenin restorasyon çalışmaları halen devam etmektedir. Restorasyon çalışmaları için kurulan prefabrik şantiye yapıları, bariyerler ve düzensiz otopark kullanımı, 2014 yılından beri yapılara erişimi engellemektedir. Ağaçlandırma ve kent mobilyalarının eksikliği ile yapılar arası boşlukların işlevsizliği, meydanın sadece bir geçiş alanı olarak kullanılmasına sebep olmaktadır. Beyazıt Meydanı'nda yapılması planlanan yeni çalışmalar için, yapıların ve yapılar arası boşlukların günümüz ve geçmişe dönük işlev ve kullanım kararlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Tezin amacı, geç antik dönemden 2019 yılına kadar Beyazıt Meydanı boşluğunun ve meydanı oluşturan yapıların fiziksel ve işlevsel değişimlerinin incelenmesidir. Alt amaçlar oluşturulmuş ve tespitler yapılmıştır: 1. Meydanların tarihsel süreçte oluşumunun ve kullanım kararlarının irdelenmesidir. -ilkçağ, orta çağ, yeni çağ ve yakın çağ tarihsel süreçlerinde meydanları oluşturan yapıların ve yapılar arası boşlukların değişen işlevleri tespit edilerek tablo oluşturulmuştur. Dünya meydanlarından Milet Agorası, Forum Romanum, Siena Campo, Piazza Novano, Concorde Meydanı ve Beyazıt Meydanı incelenmiştir. 2. Beyazıt Meydanı'nda bulunan yapıların ve yapıların sınırlandırdığı kent boşluğunun, M.Ö. 4 tarihinden Mayıs 2019 tarihine kadar olan fiziksel ve işlevsel değişimleri incelenmiştir. -15. yüzyıl Mamboury, 1786 Kauffer, 1840 Davies, 1911 Alman Mavileri, 1934 İstanbul Şehri Rehberi, 2000 Hali Hazır haritaları üzerinden tespitler yapılmıştır. Güncel durum 2019 Arazi Tespitleri araştırmacı tarafından harita üzerine işlenmiştir. İlkçağda, Antik Yunan kentlerinde agoralar, Roma İmparatorluğu'nda forumlar sosyal, kültürel ve siyasal etkinliklerinin düzenlediği toplanma alanları olarak kullanılmıştır. Agora ve forumlarda gösterişli dini yapılar inşa edilmiş, avlularında alışveriş alanları oluşturulmuştur. Orta çağda çoğunlukla dini ve belediye yapılarının avlularının kullanıldığı organik yapılı "campo"lar, bölgenin meydanı olarak kullanılmıştır. Yeni çağda, batıda Rönesans'ın doğuşu ile sanatın önem kazandığı "piazza"lar ön plana çıkmıştır. İstanbul'un fethi ile Osmanlı İmparatorluğu'nda külliyelerin sınırladığı alanlar meydan olarak kullanılmıştır. Külliye meydanları bölgenin ihtiyacını karşılayarak günlük yaşantının parçası haline gelmiştir. Yakın çağda ise Sanayi Devrimi'nin gelişimiyle meydanlar motorlu taşıtlar için kavşak görevi görmüştür. Beyazıt Meydanı M.Ö.4. yüzyılda, Bizans İmparatorluğu'ndan da önce ortaya çıkmıştır. Yapılan kazı çalışmalarında mezarlık, lahitler, devlet görevlilerine ait konaklama alanları ve çeşme çıkarılmıştır. I. Theodosius döneminde (379-395) açılan Theodosius (Tauri) Forumu'nda bazilika, kilise, sütun, zafer takı ve sarnıçlar inşa edilmiştir. Günümüzde yapılara ait kalıntıların bir kısmı yok olurken, bir kısmı da Beyazıt Hamamı inşasında kullanıldığı ortaya çıkmıştır. İstanbul'un Fethi ile birlikte 1454 yılında Eski Saray'ın inşası ile yönetim fonksiyonu, 1505 yılında Beyazıt Külliyesi'nin inşası ile ibadet, eğitim, konaklama fonksiyonları bölgeye yerleşmiştir. 1865 yılında saray askeriyeye tahsis edilerek Harbiye Nezareti'ne çevrilmiştir. Tanzimat Fermanı ile bakanlıklar kurularak yapılarda koruma kararları alınmıştır. Bölgede bulunan eski konaklar bakanlıklara ve öğrenci yurtlarına çevrilmiştir. Cumhuriyet'in ilanı ile İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü ve fakülteleri kurulmuştur, bölgeye eğitim fonksiyonu hakim olmuştur. Beyazıt Camii avlusu ve meydan 17. yüzyıla kadar hayvan pazarı olarak kullanılmıştır. Motorlu taşıtların gelişmesi ile üniversitesi kapısı, Hat Sanatları Müzesi ile Beyazıt Cami arasında kalan bölge taşıtlar için kavşak görevi görmüştür. 1960 yılında Turgut Cansever tarafından hazırlanan projeye göre meydan yayalardan tamamen arındırılarak kullanıcının yapılar ile birebir ilişkisi sağlanmıştır. Çalışmanın sonucunda Beyazıt Meydanı'nı oluşturan yapıların 1453 yılından günümüze kadar fiziksel olarak varlıklarını ve işlevlerini sürdürdüğü tespit edilmiştir. Camii haricindeki tüm yapıların işlevlerinin dönemin gereksinimlerine bağlı olarak değişmiştir. Eğitim, kültür, ticaret ve ibadet işlevleri meydanda süreklilik sağlamıştır. Beyazıt Meydanı'nı oluşturan yapılar ve yapıların işlevleri, kentlinin ihtiyaçlarına göre şekillenip, ısrarlı bir şekilde tarihsel sürekliliğe sahiptir. Beyazıt Meydanı'nın yeni düzenlemelerinde – tasarım çalışmalarında- yapı ve işlev süreklilikleri dikkate alınmalıdır. Anahtar Kelimeler: Beyazıt Meydanı, fonksiyonel süreklilik, meydan, tarihsel süreç