SALDIRGAN REALİZM VE BÜYÜK GÜÇLER: UKRAYNA KRİZİNDE RUSYA
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Siyaset Bilimleri ve Uluslararası ilişkiler, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ERAY ALIM
Danışman: Fuat Aksu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Ukrayna krizi son beş yıllık zaman diliminde uluslararası siyaset sahnesinde öne çıkan hadiselerden biri olmuştur. Bu kriz toplumsal ve siyasal gerginlikler, silahlı çatışma ortamı, toprak ilhakı, barış anlaşmaları ve Rusya-Batı gerginliği gibi önemli olayları içinde barındırmıştır. Rusya, krizin başlangıcında Ukrayna'yı Avrupa Birliği ile Ortaklık Anlaşması imzalamaktan vazgeçirip kendi liderliğinde kurulan Avrasya Ekonomi Birliği'ne dahil etmeye çalışmıştır. Ukrayna'da devlet başkanın azliyle sonuçlanan ani bir iktidar değişikliği sonrasında ise stratejik çıkarlarının tehdit altında olduğunu düşünerek, potansiyel tehlikeleri gidermek amacıyla askeri yöntemlere başvurmuştur. Böylece Rusya, Ukrayna krizinde yaşanan gelişmelerin yönünü tayin eden başat aktör olmuştur. Bu saptamadan hareketle bu çalışma Ukrayna krizini bir vaka incelemesi olarak seçerek, Rusya'nın Ukrayna krizinde izlediği politikanın bir incelemesini yapmıştır. Gerekli tartışmalar geliştirilirken, Rusya'nın büyük bir güç olmasından hareketle, büyük güç politikasını açıklayan bir teorik perspektifin Ukrayna krizinde Rusya'nın eylemlerini anlamlandırmaya yardımcı olacağı düşünülmüştür. Bu bağlamda bu çalışma, Saldırgan Realist teorinin temel hipotezlerinden yararlanarak büyük güç siyasetinin karakteristiklerine ilişkin kavramsal/kuramsal bir çerçeve ortaya koyup, Rusya'nın Ukrayna krizi sırasında izlediği politikanın süreç takip yöntemi kullanılarak bir analizini gerçekleştirmiştir. Ulaşılan sonuç neticesinde, Rusya'nın Saldırgan Realist teorinin öngördüğü büyük güç davranışını sergileyerek, gücünü ve güvenliğini konsolide etmek için AEB üzerinden bölgesel hegemonik bir düzen kurmayı hedeflediği ve bu tasavvura uygun olarak Ukrayna'yı da bu örgüte katmaya çalıştığı vurgulanmıştır. Fakat bunu başaramayınca Rusya'nın, Ukrayna'nın Batı'ya kaybedilmesi ve Kırım üzerindeki nüfuzunun zarar görmesini önlemek için, Saldırgan Realist bir açıdan 'en kötü senaryoya karşı' harekete edip, askeri güç kullanımına başvurduğu ortaya konulmuştur. Krizin her iki aşamasında da Rusya'nın güç dengesindeki konumu ve güvenlik eksenli çıkarlarını merkeze alarak, inisiyatif alan ve revizyonist davranan büyük güç politikası sergilediği belirtilmiştir. Bununla birlikte bu çalışma, AB, ABD ve Çin gibi uluslararası sistemdeki etkili güçlerin Ukrayna krizi sırasında Rusya ile olan etkileşimlerini de mercek altına alarak, büyük güçler arasındaki ilişkilere ve uluslararası siyasi dinamiklere de ışık tutabilmiştir. Rusya'nın merkezi aktör olduğu bir analitik çerçevede, büyük güç politikasının bölgesel düzlemde hegemonya arayışı üzerinden icra edildiği, uluslararası düzlemde ise fırsatçı, revizyonist ve maksimum güç arayışında olan aktör davranışını yansıttığı, Ukrayna krizine referansla bu çalışmada ortaya konulmuştur.