Krizler ve Dönüm Noktaları Bağlamında İnsan Yerleşmelerinin Geleceği ve Alternatif Yaşam Senaryolarının Değerlendirilmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: TAHA DUTOĞLU

Danışman: Esin Özlem Aktuğlu Aktan

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tez, Antroposen kaynaklı iklim krizinin ve teknolojik devrimin, insan yerleşmelerinin mekânsal ve toplumsal organizasyonunu nasıl dönüştürdüğünü; bu iki kırılımın bileşik etkilerinin planlama disiplininde hangi sınırları görünür kıldığını ve hangi alternatif yaşam senaryolarını tetiklediğini incelemektedir. Çalışma, yerleşmeleri insan eliyle çizilmiş sınırlara indirgemek yerine gezegensel ölçekte ele alır; geçmiş–güncel–gelecek arasında katmanlı bir nedensellik kurarak "tek bir gelecek tasviri" yerine tutarlı alternatif gelecek kurguları üretmeyi amaçlar. Yöntem, planlama disiplininin araçlarını gelecek çalışmaları yaklaşımıyla birleştiren interdisipliner bir çerçeveye dayanır. Nedensel katmanlı analizin meta-yöntem olarak kurgulandığı çalışmada, tarihsel kırılımlar (Tarım, Sanayi ve Bilişim Devrimleri ile küresel ölçekli krizler) yerleşme eylemi ve barınma kültürü üzerinden okunmuş; güncel kırılımlar ise iklim, gıda ve su sistemlerindeki ampirik göstergeler ile yaşama/çalışma kültürü, hizmetlerin dijitalleşmesi ve mekânsal esneklik başlıklarında sistematik olarak izlenmiştir. Gelecek bölümünde senaryo planlama yöntemiyle üç senaryo geliştirilmiştir: (S1) kriz kuşağı dışında kalan geleneksel yerleşmelerin adaptasyonu, (S2) kriz kuşağı içinde/çevresinde ekstrem koşullara yanıt veren sıfırdan inşa "kentsel deneyler" (S3) dünya dışı yerleşme konseptleri. Senaryoların ayrışma zemini, yaşamın devamı için kritik üç unsurun (optimum iklim koşulları, gıda ve suya erişim) en az birinin bozulduğu bölgeler üzerinden RCP8.5 ve su/gıda göstergeleriyle tarif edilen kriz kuşağıdır. S1'de 34 yerleşme ölçekli adaptasyon planı ortak kırılganlıkları üzerinden incelenmiş; S2'de 18 proje, Arcadis Sustainable Cities ve OECD Better Life endekslerinden türetilen 14 kriterle içerik analizine tabi tutulmuş; S3'te 24 habitat konsepti, dünya dışı yerleşmelerin gelişme evreleri üzerinden yerleşme karakteri bakımından değerlendirilmiştir. Bulgular, geleneksel adaptasyon mekanizmalarının çoğunlukla kötümser iklim senaryolarını ve teknolojik devrimin yapısal etkilerini yeterince içermediğini; kısa vadeli ve iyimser çözümlere eğilim ürettiğini göstermektedir. Kentsel deneylerin ise sürdürülebilirlik ve yüksek yaşam memnuniyeti iddialarına rağmen sosyal adalet, kamusallık, mülkiyet ve kullanıcı profili gibi kritik boyutları muğlak bırakarak seçici ve rant odaklı bir mekânsal yeniden üretime yatkın olduğu saptanmıştır. Dünya dışı yerleşme konseptleri, krizden kaçış söylemiyle sunulsa da yüksek maliyet, belirsiz kullanıcı profili ve karar süreçlerinin dar bir aktör grubunda yoğunlaşması nedeniyle kapsayıcı bir gelecek temsili üretmekten uzaktır. Sonuç olarak bu çalışma, iklim krizi ve teknolojik devrimin yerleşmeler için ertelenemez iki problematik olduğunu; buna karşın planlamanın mevcut mekanizmalarının bu kırılımları sıklıkla sermaye birikimi ve bağımlılık ilişkileriyle uyumlu biçimde "yönettiğini" ileri sürer. Bu çerçevede planlamanın büyüme merkezli rasyonalitesinin, bölgeleme temelli statik çerçevenin ve 20–30 yıllık ufkun yeniden düşünülmesi; hibrit, esnek ve mikro müdahaleleri teşvik eden daha dinamik bir yaklaşımın geliştirilmesi önerilmektedir.