Antroposen çağında mimarlığın ontolojik değerlendirilmesi: heidegger düşüncesiyle varlık ve mekânın yeniden yorumu


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Mimarlık, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYŞE EDA YARAY

Danışman: Serhat Ulubay

Özet:

Günümüzde, çevresel yük altında şekillenen ve giderek parçalanan dünyamızda Antroposen; yalnızca jeolojik ya da bilimsel bir terim değil, insanın yeryüzüyle kurduğu ilişkiyi yeniden düşünmeyi zorunlu kılan bir düşünce biçimi olarak ortaya çıkmaktadır. Antroposen, doğa-insan ilişkisini köklü bir biçimde dönüştürmüştür. Bu çağda insan, hem doğanın tahribatına yol açan bir güç hem de bu tahribatı onarmaya çalışan bir aktör olarak iki yönlü bir rol üstlenmiştir. Mimarlık, bu dönüşümde hem bir araç hem de bir ifade biçimi olarak kritik bir konumda yer alır. Bu çalışma, Antroposen bağlamında mimarlığın ontolojik boyutunu sorgulamakta; Heidegger'in varlık, mekân ve mesken düşünceleri ekseninde mimarlığı yeniden yorumlanmaktadır. Amaç, henüz sınırları belirginleşmemiş bu çağda, Antroposen'in mimarlıkla kurduğu ilişkiyi geçmişin düşünsel referanslarıyla değerlendirilmektir. Ayrıca çalışma, Antroposen kavramına ait kuramsal karmaşadan kaçınıp kavramı daha açık, tutarlı ve yapılandırılmış biçimde ele almayı hedeflemiştir. Kuramsal çerçeve, Heidegger'in "Yapmak, Mesken Tutmak, Düşünmek" ve "Tekniğe İlişkin Soru" gibi temel metinlerinden beslenmektedir. Bu bağlamda, mimarlığın mekânsal pratikleri Antroposen çağının gezegensel dönüşümlerine verilen varoluşsal yanıtlar olarak değerlendirilmektedir. Heidegger'in "mesken tutma" düşüncesi çalışmanın merkezinde yer almakta ve mimarlığın yalnızca teknik ya da estetik bir etkinlik değil, aynı zamanda dünyada varoluşun somutlaşmış hâli olduğunu vurgulamaktadır. Bu yaklaşım, mimarlığın yalnızca bir yapı inşa etme faaliyeti değil, aynı zamanda insanın doğayla ilişki kurma biçimini yeniden düşünmenin ontolojik bir aracı olarak değerlendirmemizi sağlar. Antroposen, disipliner ayrışmaların ötesine geçen entegre düşünme biçimlerini zorunlu kılmaktadır. Sonuç olarak, bu çalışma, Antroposen bağlamında hem mimarlığın hem de insanın rolünü yeniden düşünmeye davet eder; mimarlığı salt mekânsal bir disiplin olarak değil, aynı zamanda çağdaş gezegensel durumumuzu anlamlandırmada temel bir araç olarak konumlandırır.