2007 VE 2018 BİNA DEPREM YÖNETMELİKLERİNİN YIĞMA BİNALAR ÖZELİNDE ÖRNEK BİNA ÜZERİNDE KARŞILAŞTIRILMASI


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, MİMARLIK ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SAADET ÖZKAT

Danışman: Ali Osman Kuruşcu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Yığma binalar düşük maliyetle yapılabilmesi, yapım kolaylıkları, kullanılan malzemelerin kolay erişilebilir olması nedenleriyle ülkemizin kırsal bölgelerinde çok sık tercih edilen bina çeşididir. Son zamanlarda, depreme dayanıklı yapı tasarımında betonarme ve çelik binalar üzerinde durulduğu, yığma binaların bu konu dışında kaldığı söylenebilir. Ülkemizin aktif deprem kuşağında yer alması ve ülkemizde çok sayıda yığma bina stoğunun olması sebebi ile yığma binanın deprem etkisi altında tasarımının belirlenmesi önem arz etmektedir. Teknolojideki son gelişmeler nedeniyle, inşaat sektöründe yeni malzeme türleri ve yeni hesaplama yöntemleri kullanılmaktadır. Bu gelişmeler, mevcut binaların değerlendirilmesi ve yeni yapılacak binaların tasarımları için yönetmeliklere yansıtılması gerektiği kaçınılmaz bir gerçektir. 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği-2018 (TBDY, 2018) ile Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik-2007 (DBYBHY, 2007) yürürlükten kaldırılmıştır. Her iki yönetmelik incelendiği zaman, gelişen teknoloji sayesinde elde edilen yeni bilgilerin ve de eski yönetmeliklerden kazanılan tecrübelerin yeni yönetmeliğe aktarıldığı görülmektedir. Bu tezin amacı DBYBHY(2007) ile TBDY(2018)'in yığma binalar özelinde farklılıklarının ortaya konarak örnek bir bina üzerinde karşılaştırılmasıdır. Bu kapsamda öncelikle yığma binalar hakkında bilgi verilmiştir. Daha sonra DBYBHY(2007) ve TBDY(2018) yönetmelikleri arasındaki genel farklılıklar incelenerek yığma binaların tasarım kriterleri her iki yönetmeliğe göre karşılaştırılmıştır. Ayrıca seçilen bir yığma bina, anılan iki yönetmeliğe göre irdelenerek uygunlukları değerlendirilmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise elde edilen sonuçlar belirtilerek öneriler sunulmuştur.