MİMARLIĞIN TEMSİLİNDEN TEMSİLİN MİMARİSİNE


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, MİMARLIK ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ERSAN YILDIZ

Danışman: Muzaffer Tolga Akbulut

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Kelime olarak bir şeyin benzeri ya da örneği ile görünür kılınması anlamına gelen 'temsil', mimarlık kelimesi ile birlikte kullanıldığında mimarların tasarım fikirlerini somutlaştırmalarını sağlayan görsel düşünme faaliyeti anlamını vermektedir. Mekân üretme sanatı olarak tanımlanabilecek mimarlık, diğer pek çok sanat dalında olduğu gibi kendini ifade edebilmek için temsil araçlarını kullanmaya ihtiyaç duymaktadır. Mimarlık temsili var olma, görünür olma ve iletişim araçları olarak kullanarak onunla ilişki içerisine girer. Tüm toplumsal ve kültürel yapılanmalar zaman içerisinde dönüşümlere ve kırılmalara uğrarlar. Dönemler boyunca yaşanan sosyal, politik, ekonomik, teknolojik gelişmeler ve olaylar mimarlıkta da diğer toplumsal yapılarda olduğu gibi dönüşümlere sebep olmuştur. Bu dönüşümler içerisinde meslek uygulayıcısı olarak var olan 'mimar' tanımı, toplum ve kültürle olan ilişkisi sebebiyle değişime uğrayarak dinamik bir yapı kazanır. Rönesansa kadar zanaatkâr veya yapı ustası konumundaki mimarın, yapının tasarımının yanında sahip olduğu sanatçı formasyonu ile temsilini de yapabilen meslek adamı durumuna geçişi mimarlığın tanımındaki önemli değişime işarettir. Yeni temsil yöntemlerinin geliştirilmesi mimarlara kişiselleştirilmiş anlatımlar yaratma imkânı vermiştir. Temsillerin iletişim kurma ve bilgi aktarma özelliklerinden yararlanan mimarlar çeşitli söylemler geliştirmiş, bu söylemler aracılığı ile kültürel ve sosyal alanlarda toplumları etkilemiştir. Bu çalışmada, temsil konulu mimarlık yazını Foucault'un yaptığı sosyokültürel çözümler bağlamında okunarak batı kültüründe ortaya çıkan epistemolojik yarılmaların mimar ve mimari tasarım üzerine etkileri temsil kullanımı üzerinden irdelenmiştir. Mimari tasarımın temsil ile ilişkisinin araştırılması, tarihsel koşulların ve mimari temsilin gelişiminde ana hatların belirlenmesini gerektirmektedir. Rönesans ile birlikte toplumsal ve kültürel değişimlere tepkisiz kalamayan mimarlık disiplini de dönüşüm sürecine girmiştir. Mimarlar tarafından iletişim ve ifade için 'araç' olarak kullanılmaya başlanan temsilin bu süreçler içerisinde bir 'araç' olmaktan çıkıp, ekonomik değere sahip bir ürün olan 'amaç' haline gelene kadar yaşanan dönüşümlerin gerekçeleri araştırılmıştır. Özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından Cook, Eisenmann, Tschumi, Woods, Koolhaas, Hadid gibi çeşitli mimarların çalışmalarından örnekler verilerek söylemlerini oluştururken bir yandan da temsillerin özerkleşmesinde etkili olan bu mimarların temsilin 'araç-amaç' ayrışmasında oynadıkları roller incelenmiştir. Temsilin tarihsel süreci, araç-amaç ayrışmasındaki kırılma noktalarının örnekler üzerinden incelenmesinin ardından çalışma, mimarlıkta temsil-anlam krizlerine güncel bir bakışla mimar Sergei Tchoban özelinde odaklanmıştır. Zaman ve yerden bağımsız bir mimarlık ortaya koyan Modernizm ve Postmodernizm'in söz konusu krizlere olan cevaplarının yetersiz olduğunu düşünen Tchoban, mimarlık anlayışının merkezine temsili almıştır. Mimarlıkta temsil kullanımına yeni bakış açıları geliştirmek için Sergei Tchoban'ın temsili tasarım sürecinde düşünceleri kâğıda aktarmak dışında hangi yollarla kullandığının tespiti için çeşitli çalışmaları incelenmiştir. Fiziksel olarak yapının kendisinin bilgi aktarım aracı olarak, kullanıcılarda çevre kültürü ve aidiyet yaratmak, görsel algı manipülasyonu yapmak ve Modernizm'e karşı söylem oluşturmak gibi çeşitli sebeplerle kullanılan "temsil"in geleneksel 'bilgi aktarım aracı' olarak kullanımından koparılması, seçilen yapılar aracılığıyla aktarılırken, mimarın araç-amaç ayrışması içerisindeki yerinin yeni tartışmalara açılması hedeflenmiştir.