Kent hakkı ve kıyı erişimi: Kilyos plajları
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BATURAY KARDEŞ
Danışman: Tolga İslam
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:1960'lı yıllarda Henri Lefebvre tarafından kavramsallaştırılarak kullanılmaya başlayan kent hakkı kavramı; kent sakinlerinin yaşadığı çevreyi şekillendirme, kültürel ve politik yaşama katılma temel hakkına sahip olduğu düşüncesini ifade etmektedir. Türkiye'de kıyı alanlarının herkesin eşit ve serbest şekilde yararlanmasına açık olduğu anayasa, yasa ve yönetmelikler ile güvence altına alınmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 43. Maddesi'nde "Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir." ifadesi yer almaktadır. 7121 Sayılı Kıyı Kanununun 5. maddesinde "Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Kıyılar, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır" ifadesi yer almaktadır. Bu kapsamda; kıyı alanlarının erişilebilirliğinin incelenmesi ve kent kullanıcılarının bu alanları ne denli kullanabildiğinin incelenmesi amacıyla İstanbul'un Sarıyer ilçe sınırları içerisinde bulunan Kilyos bölgesindeki kıyı alanları (Kumköy, Demirciköy, Gümüşdere ve Kısırkaya mahalleleri) çalışma alanı olarak seçilmiştir. Çalışma kapsamında Kilyos'taki kıyı alanları birçok kez ziyaret edilmiş, yerel belediye yetkilileri ve ücretli hizmet sağlayan işletmeler ile yüz yüze görüşmeler yapılmış, Şehir Plancıları Odası'nın konu ile ilgili görüşleri alınmıştır ve Türkiye'nin farklı yerlerinde kıyıların halkın erişimine açılmasına yönelik faaliyet gösteren topluluklarla görüşülmüştür. Kilyos bölgesindeki kıyının kullanımı sahilde konumlanmış işletmeler tarafından, kıyı alanlarına erişilebilecek olan noktalara konulan gişeler ve giriş alanlarında denetimi sağlayan çalışanlar vasıtasıyla kısıtlanmaktadır. Bu kısıtlamaları genel olarak üç şekilde meşrulaştırılmaktadır: i) Eldeki tapu kayıtlarının Osmanlı İmparatorluğu'ndan gelmesi, ii) Bölgede yer alan belirli işletmelerin, hazine arazilerini ecrimisil (işgal sebebiyle, kamu idaresi tarafından istenen bedel) ödeyerek kullanması, iii) Bazı kıyı alanlarının ise devlet üniversitelerine tahsis edildiği ve işletilmesi şeklindedir. Kıyıya erişimdeki engellerin aşılabileceği alternatif yolların olmaması, kilometrelerce uzunluktaki kıyı alanlarının sadece ücret ödeyen kullanıcılar tarafından erişilebilir olmasına neden olmaktadır. Kıyı alanları ile ilgili temel anayasal hakların geniş kitlelerce bilinmemesi, haklarının farkında olan kentlilerin ise bir araya gelerek haklarını talep edememesi anayasaya ve evrensel normlara aykırı bu uygulamaların ortadan kalkmasını engellemektedir.