Bulunuşluluk ve eylemlilik kavramları bağlamında mimari tasarım sürecinde sanal gerçeklik kullanımı


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, MİMARLIK ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Bestegül Hilal Usta

Danışman: Feride Pınar Arabacıoğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Tasarımcılar tarih boyunca fikirlerini çevreye aktarmak için temsiller kullanmıştır. Eskiz gibi basit yöntemler ile başlayan mekanı temsil etme serüveni, küreselleşme ve teknolojik gelişmelerin ilerlemesi ile beraber gelişerek sanal mekanlarda üretilmeye ve deneyimlenmeye başlamıştır. Sanal gerçeklik, tasarım alanında kullanılan en güncel ve teknolojik donanımlara sahip temsil biçimlerinden biridir. Sahip olduğu donanımlar ile mimarlık alanında geleneksel temsil yöntemlerinden farklı dinamikte temsiliyetler oluşmasını sağlamakta, küreselleşme sonrası değişen mekanların temsili için etkileşimli deneyimler sunmaktadır. Çalışmanın amacı mimarlık disiplininde kullanılan en güncel temsil yöntemlerinden biri olan sanal gerçekliği tarihsel süreçteki mekan algısı üzerinden incelemek, tasarım aşamasında temsil yöntemi olarak kapladığı yeri analiz etmek, sanal gerçeklik tasarımında yol gösterici kavramsal ilişkileri sınıflandırmak ve potansiyel faydaları ile yaygın sorunlarını tartışmaya açarak yeni çalışmalar için yol göstermektir. Mimari temsiller tarihsel süreç boyunca beden ile ilişkilerini güçlendirerek gelişmişlerdir. Sanal gerçeklik temsilinde bulunan güçlü beden-temsil ilişkisi ile deneyim sırasında bulunuşluluk ve eylemlilik duygusu oluşur. Tez kapsamında, tasarım aşamasında sanal gerçekliğin bir temsil biçimi olarak kullanıldığı örnekler, Makransky ve Petersen (2021)'in geliştirdiği öğrenme modeli (CAMIL) üzerinden bulunuşluluk ve eylemlilik kavramları merkezinde kavramsal analiz yoluyla incelenmiştir. Tasarım sürecinde kullanılan temsil yönteminin mevcudiyet, temsili uygunluk ve kontrol faktörleri üzerinden analizi yapılmış, sanal gerçeklik deneyimini etkileyen etkenler sınıflandırılmıştır. Çalışma sonucunda yapılan çıkarımlardan biri tasarım sürecinde sanal gerçeklik kullanımı geleneksel temsil yöntemlerinden farklı potansiyellere sahip olduğudur. Tasarım aşamasında, tasarımın sunumunda ve işbirlikçi çalışma gerektiren alanlarda kullanıma uygun bir temsildir. Sanal gerçekliğin tüm faydaları ve sorunları incelendiğinde, sorunların teknolojik gelişmeler ile çözülebilecek sorunlar olduğu söylenebilir. Faydalar ise geleneksel temsil yöntemlerine kıyasla önemli dinamikler içermektedir. Bu sayede zaman içerisinde sanal gerçeklik temsilinin daha yaygın kullanılacağı, özellikle tasarım aşamasında hem sunum hem tasarım geliştirmede mimarlik disiplinine yenilikler katacağı ön görülmektedir. Sanal gerçeklik temsilinin önemli bileşenleri olan bulunuşluluk ve eylemliliğin deneyim tasarlanırken ön planda tutulması ve çalışma kapsamında analiz edilen, bulunuşluluğu destekleyen etkenlere sanal gerçeklik tasarımında öncelikli olarak yer verilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Sanal gerçeklik, mimari temsil, tasarım süreci, bulunuşluluk, eylemlilik