PAA -Cu( l l )-B SA Biyokompleksinin Sentezi ve Karakterizasyonu
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Kimya Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BAHAR ÇAKIR
Danışman: Dolunay Şakar Daşdan
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Polielektrolitler (PE), metal ve proteinlerle etkileşime girerek güçlü immünojenik özelliklere sahip ve aşı adjuvanları olarak kullanılabilecek polikompleksler oluştururlar. Polikomplekslerin kararlılığı pH, tuz, metal/PE ve protein/PE oranları gibi çeşitli faktörlerden etkilenir. Polikomplekslerin kararlılığını değerlendirmek için partikül boyutu, polidispersite, mobilite ve zeta potansiyeli gibi zetasizer ölçümleri kullanılır. Bu parametreler, biyokullananabilirlik, çözünürlük ve immün toksisite gibi önemli faktörler göz önüne alındığında, polielektrolit–protein ikili konjugatları ve polielektrolit–metal–protein üçlü kompleksleri için de kritik önem taşır. Poliakrilik asit (PAA), güvenilirliği ve düşük toksisitesi nedeniyle aşı adjuvanlarında yaygın olarak kullanılan bir polianyonik polielektrolittir. Bu çalışmada, poliakrilik asit (PAA) ve Bovin Serum Albümin (BSA) proteini kullanılarak PAA–BSA ikili biyokonjugatı ve iki farklı yönteme göre PAA–Cu2+–BSA üçlü biyokompleksleri sentezlendi ve farklı pH ve tuz konsantrasyonlarının etkisini incelemek için zetasizer ölçümleri yapılarak kararlı oldukları optimum pH ve tuz konsantrasyonu belirlendi. BSA'nın zeta potansiyel değerlerinin biyokonjugat ve I. ve II. yönteme göre hazırlanan biyokomplekslerden daha düşük olduğu ve tüm örneklerin çalışılan pH aralığında negatif yükle yüklendiği görüldü. II. Yönteme göre hazırlanan biyokompleksin diğerlerine kıyasla en yüksek zeta potansiyel değerlerine sahip olduğu ve en kararlı çözeltinin bu yöntemle elde edildiği belirlendi. pH 7 ve pH 8 biyokonjugat ve biyokomplekslerin partikül boyutları artarken, pH 9 ve pH 11'de azalma gözlemlendi. Numunelerin iletkenliğinin artan pH ile birlikte kademeli olarak arttığı, en yüksek iletkenliğin ise biyokonjugatda olduğu gözlemlendi. Numunelerin iletkenliğinin tuz konsantrasyonu ile arttığı, I. yönteme göre hazırlanan biyokompleksin ise hiç değişmeyerek kararlı yapısını koruduğu tespit edildi. Tuz konsantrasyonunun artmasıyla birlikte BSA proteini ve biyokonjugatın partikül boyutu ve zeta potansiyeli değerleri artarken, I. yönteme göre hazırlanan biyokompleksde çok az düştüğü ve II. yönteme göre hazırlanan biyokompleksde ise çok fazla değişmediği gözlemlendi. Elde edilen sonuçlar biyokonjugat ve biyokomplekslerin, kararlı olduğu optimum pH ve tuz konsantrasyonunda yeni tür sentetik immunojenlerin geliştirilmesi amacıyla kullanılabileceğini göstermiştir.