KENTSEL MEKÂN TASARIMINDA GÜNIŞIĞININ ETKİLERİ


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BERİL SEVİN

Danışman: Nilgün Çolpan Erkan

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Güneşin toplam ışınımının görünür bölümü günışığı ile ifade edilmekte olup, güneş ışığı ve gök ışığı olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Günışığı, yapılarda doğal aydınlatma sayesinde yapay aydınlatma kullanımını azaltması, ışıma ile ısınma etkisiyle ısınma maliyetlerini düşürmesi ve gölge etkisiyle serinletme sağlaması ile enerji tasarrufuna katkıda bulunmaktadır. Günışığı aydınlatması, tüm bu etkiler kapsamında günışığının yapıya veya yapı grubuna kontrollü kabul edilmesidir. Günışığı aydınlatmasının, fayda sağlaması kent ölçeğinden yapı ölçeğine uzanan entegre bir tasarım yaklaşımını gerektirmektedir. Bu yaklaşım yapının konumu, biçimi, yapının diğer yapılar ve sokakla ilişkisi, yapı bileşenleri, iklim, aydınlatma ve peyzaj tasarımı ile ilgili kararları içerebilmelidir. Günışığı, kentsel mekân düzeyinde tasarımın başında temel faktör olarak ele alınmalıdır. Günışığı faktörü düşünülmeden yapılan tasarımlarda, sonradan sağlanmaya çalışılan konfor koşulları (aydınlatma, ısıtma, serinletme) için yapılan harcamalar, uzun vadede daha maliyetli olmaktadır. Bu nedenle günışığını kentsel tasarıma daha iyi dahil edebilmesini sağlamak için, üst ölçekte yapının doğru yönelişine dikkat etmekten başlayarak, doğru yansıma elde eden yapı malzemesinin niteliklerini seçmeye kadar temel stratejiler bulunmaktadır. Günışığı için üst ölçekli tasarım kentsel planlama ile başlar. Üst ölçek planlama çalışmalarında bölgelerin yapı yoğunlukları hesaplanırken günışığı ve günışığının sağladığı konfor koşulları hesaba katılmalıdır. Uygun üst ölçek yoğunluk kararları, uygulama imar planlarında yapıların birbirleri ile ilişkileri, yükseklikleri, bahçe kullanımları gibi yapılaşma kararlarını etkilemektedir. Bu strateji tasarımın gerçekleştirileceği yerin konum, topografya, yöneliş ve iklimine göre değişir. Bir yapının yüksekliğini dikkatli bir şekilde ele alan tasarım, komşu yapılarda aşırı gölgelenmeyi önlemenin temelini oluşturur. Tezin amacı; günışığı ile konfor koşullarını iyileştiren kentsel mekân tasarımına ilişkin ilkeleri ortaya koymak, günışığı ve gölge kavramlarını konfor koşulları (aydınlatma, ısıtma ve soğutma) bağlamında ele almak, çalışma alanında yürürlükte olan plan ve yönetmelikleri günışığı-gölge ilişkisinde ele alarak sorgulamak ve günışığından faydalanma odaklı ideal yapılanma koşullarını aramaktır. Bu çalışmada, mekânın konforunu düzenleyen doğal ışıkla ilişkili kavramlara ve kentsel mekân tasarımı için önemine, günışığını analiz etme yöntemlerine ve kentsel mekânda günışığı faktörünü gözeten bir tasarım yapabilmek için dikkat edilmesi gereken ilkelere değinilmiş olup, uluslararası ölçekte günışığı konusunda yapılan yasal yönetsel düzenlemeler ve tasarımlar incelenmiştir. Bu araştırmalar doğrultusunda, İstanbul'un Kadıköy ilçesinde belirlenen bir yapı adasında yapı-imar durumlarına bağlı günışığı-gölge ilişkisi incelemek için arşiv taramaları (eski-yeni imar durum belgeleri, mimari projeler gibi) yapılmış, matematiksel hesap ve bilgisayar simülasyonları yöntemlerinden faydalanılmıştır. DeKAY'in 2010 yılında bir yayınında sorduğu "Bütün binalara günışığı teminini ciddiye alırsak, kentin şekli nasıl olurdu?" sorusundan yola çıkılarak; mevcut imar planı ve parselasyondan bağımsız olarak yapı adasında günışığını önemseyen bir tasarım yapılmasına ilişkin önerilerde bulunulmuştur. Sonuç olarak günışığı, üst ölçek planlama çalışmalarından (nüfus ve yapı yoğunluğu kararları) başlayarak mekân tasarım sürecine dahil edilmelidir. Uygun üst ölçek yoğunluk kararları, uygulama imar planlarında yapıların birbirleri ile ilişkileri, taban alanı kat sayısı değeri, kat alanı kat sayısı değeri, yapı yükseklikleri, kat adetleri, yol genişlikleri, bahçe kullanımları, bahçenin çekme mesafeleri gibi uygulama kararlarını etkilemektedir. Günışığının çevre ile ilişkisi detaylı olarak analiz edilmeli, günışığının istenmediği durumlarda (sıcak iklimlerde ısınma) önlemler alınması gerekirken; istenildiği durumlarda da (soğuk iklimlerde ısınma, doğal aydınlatma) olumlu etkilerinden yararlanılmalıdır.