Türkiye'de Din ve Devlet İlişkilerinin Kurumsallaşması Bağlamında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nin Kuruluş Süreci (1949-1960)
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Atatürk ilkeleri ve inkılap Tarihi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ABİDİN ÇEVİK
Danışman: Fahriye Dinçer
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Din ile devlet arasındaki ilişkilerinin tarihsel seyri, devletin bu noktada tavrı Türkiye'de rejimin kuruluşundan itibaren tartışmaların odağında olmuştur. Din meselesi ve Türkiye'nin laiklik algısı ve uygulamaları akademik çalışmaların her dönem ilgisini çekmiş, konu farklı açılardan ele alınmıştır. Tek partili yıllarda devletin benimsediği laiklik anlayışı, döneme ilişkin çalışmalarda genel olarak sert ve yer yer militan olarak yorumlanmıştır. Devletin eleştirilere konu olan yaklaşımında, II. Dünya Savaşı sonrasında bir değişim gözlenmiş, bu değişim sonucunda da dini alanla daha önce kurduğu ilişkide paradigma değişimi yaşanmıştır. Bununla uyumlu olarak devlet, yeni dönemde din eğitimini de kapsayan pek çok adım atmıştır. Yeni dönemin önemli bir sembolü olarak kabul edilen Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi bu çalışmanın ana konusudur. Bu çalışmada fakültenin din ile devlet arasındaki ilişkisinde genel olarak nerede konumlandırıldığı, kuruluş misyonu, amacı ve fakültenin süreç içinde bunlara ne ölçüde bağlı kaldığı analiz edilmiştir. Çalışma fakültenin kurulduğu 1949'dan kurumsallaşmasını büyük ölçüde tamamladığı 1960'a kadar geçen zaman aralığını kapsamaktadır. Bu çalışmada, söz konusu zaman diliminde konuya yönelik olarak yayımlanan çalışmalar, dönemin basınında çıkan yazılar ve fakültenin kendi yayınları incelenmiştir. Fakültenin hangi hedef doğrultusunda kurulduğu, kendisine nasıl bir misyon yüklendiği, nasıl bir din eğitimi anlayışına sahip olduğu, modernlik ve laiklik gibi konulardaki tutumu analiz edilmiştir. Fakültenin kuruluş amacında, devletin dini denetim altında tutma motivasyonunun yattığı, fakültenin de büyük ölçüde bu amaca uygun bir eğitim verdiği anlaşılmıştır. Fakültenin zaman içerisinde ortaya koyduğu teolojik bakışıyla kendisinden sonraki ilahiyat fakültelerinden ayrıştığı ve bir ekole dönüştüğü tespit edilmiştir. Sonuçta fakülte kendisinden beklenen din görevlisi yetiştirme hedefini de aşan bir süreç yaşamış, kendisinden sonraki ilahiyat fakültelerinin çoğundan farklı bir yerde durarak daha makro düzeyde etkisi olan bir kuruma dönüşmüştür.