Türkiye'de yapı ürünü ve çevre ilişkisine yönelik zorunlulukların değerlendirmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, MİMARLIK ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2015

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İMGE MINGIROĞLU

Danışman: Gökçe Tuna Taygun

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Sanayi Devrimi ile birlikte çevre sorunları küresel ölçekte artış göstermektedir. Doğal kaynak tüketimi ve atık üretiminin artmasına neden olan endüstriyel etkinliklerin içerisinde yapı ürünü üretimi önemli yer tutmaktadır. Ürün ve çevre ilişkisini olumlu yönde değiştirecek stratejiler ve politikalar gerek küresel gerek ulusal ölçekte büyük önem taşımaktadır. Sürdürülebilir kalkınma yaklaşımını benimseyen ve yapı ürünü ile ilişkilendirilen politikalar; uluslararası anlaşmaların yanı sıra ulusal ölçekteki kanunlar, tüzükler, yönetmelikler, tebliğler, standartlar ile sağlanmaktadır. Zorunlulukların yanı sıra ürün odaklı bir takım stratejiler zorunluluklardan beslenerek piyasada uygulanmak üzere yer bulmaktadır. Temiz üretim teknolojilerini benimseyen endüstriyel ekoloji yaklaşımı, yaşam döngüsü değerlendirmesi, bütünleşik atık yönetimi gibi kavramlar bu stratejilere örnek oluşturmaktadır. Yapı ürünü ve çevre ilişkisini benimseyen bir takım düzenlemelerin oluşturulmasına rağmen uygulamada sorunlar yaşandığı belirtilmektedir. Küresel boyuttaki temel sorun uluslararası anlaşmaların uyumlulaştırılmasında yaşanan güçlükler olarak gözlemlenmektedir. Ulusal boyuttaki sorunlar; düzenlemeler arasındaki tutarsızlıkların yanı sıra uygulama yöntemlerinde ve uygulamada görülmektedir. Zorunlulukların değerlendirilmesinde sorunların ayrıştırılabilmesi bakımından hukuki ve idari, ekonomik, teknik, sosyal boyut olmak üzere dört boyutta sınıflandırılmaktadır. Sorunların çözüm aşamasının hızlandırılmasına katkıda bulunacağı düşünülerek öneriler de dört boyutta sınıflandırılarak verilmektedir. Ürün ile çevre ilişkisini kuran zorunlulukların değerlendirmesi ile sosyal boyutta farkındalık ölçütlerinin geliştirilmesi gereğine dikkat çekilmektedir. Başta bireysel boyut olmak üzere, toplumsal ve disipliner boyutta farkındalığın sağlanması ile ürün ve çevre ilişkisinin geliştirilmesine olanak sağlanacağı düşünülmektedir.