Güvenlikleştirme Perspektifinden Fransa'da İktidarın Göç Politikaları


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Siyaset Bilimleri ve Uluslararası ilişkiler, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ALİ NURDOĞAN

Danışman: Fulya Memişoğlu Zaimoğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Kopenhag Ekolü temsilcileri söylemi esas alan güvenlikleştirme yaklaşımını sosyal bilimler literatürüne kazandırmışlardır. Güvenlikleştirme sıklıkla; göç politikaları, terör, sınır güvenliği, toplumsal ve ekonomik güvenlik söylemleriyle birlikte tartışılmaya başlanmıştır. Avrupa gibi Fransa'da da göçün giderek daha fazla güvenlikleştirmeyle ilişkilendirilmesinin merkez partilerin göçmen politikalarını yeniden şekillendirdiği değerlendirilmektedir. Tez, Fransa'da iktidarın göçe ilişkin güvenlikleştirme söylem ve politikalarına odaklanmaktadır. Fransa göç politikalarına, mülteci krizi ve terör saldırıları sonrası güvenlikleştirme bağlamında yaklaşmanın; aşırı sağın ve göçmen karşıtlığının yükselişi konularında açıklayıcı olacağı düşünülmektedir. Tezde, güvenlikleştirmenin Fransa'da göç politikalarını entegrasyon bağlamında nasıl etkilediği, göçü güvenlikleştirmenin hangi boyutlarının kullanıldığı sorularına yanıt bulmak hedeflenmektedir. Macron'un özellikle ikinci döneminde güvenlikleştirme öne çıkmaktadır. Fransız toplumsal yapısını yeterli temsiliyetle kapsadığı düşünülen üç gazetenin seçim sürecindeki haberleri, lider beyanları ve köşe yazıları eleştirel söylem analizi yöntemiyle incelenmiştir. İlk bulgu, Macron'un güvenlikleştirmeyi siyasi, askeri, toplumsal ve hatta ekolojik alana doğru genişletmesidir. Bununla birlikte ekonomik sorunlar yükselirken aşırı sağ, geçmişteki neoliberal söylemlerini değiştirerek ekonomik korumacı bir söylemi öne çıkarmakta, tepki oylarını hedeflemekte ve kültürel güvenlikleştirmeyi kullanmaktadır. Sağın temsilcileri, kontrolsüz göç akışı sonucu Fransa'da toplumsal güvensizlik olduğu iddialarını savunurken sıklıkla sayı oyunu, yineleme ve kurbanlaştırmaya dayanan söylem yapıları kullanmaktadır. Macron ise güvensizlik olmadığını savunmakla beraber Fransa'yı belirsiz, muğlak bir tehdide karşı savunur gözükmektedir. Her iki taraf da olumlu "Biz" ve olumsuz "Onlar" söylem yapısını kullanılmaktadır. Siyasi sonuç olarak, Macron'un Fransa nüfuzuna katkısı olacak göçmenleri hedeflediği ve Fransa'nın geleneksel göçmen politikasını devam ettirdiği, aşırı sağın ise göçmenlere yönelik fiziki, kültürel ve ekonomik dışlamayı hedeflediği değerlendirilmektedir. Süreçte, gazetelerin lider söylemlerini yeniden ürettiği görülmektedir. Güvenlikleştirmenin, farklı biçimleriyle Fransız siyasetinin ana akım stratejilerinden biri haline geldiği ve daha çok göçmen politikaları üzerinden biçimlendiği, güvenlikdışılaştırma yaklaşımının yalnızca sol siyasette etkili olduğu fakat hegemonik konumda bulunmadığı değerlendirilmektedir. İki farklı Fransa algısını temsil eden kutuplaşmanın arttığı görülmektedir. Güvenlikleştirmenin, kimliği, "Biz" ve "Onlar" ı kurma biçimini belirlediği ve kullanılan söylem yapılarının bu güvenlikleştirme stratejilerin somut yansımaları oldukları değerlendirilmiştir.