Bellek Bozuklukları Tedavisinde Bitkisel İçerikli Cilt Yaması Kullanımı


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Kimya-Metalurji Fakültesi, Kimya Müh.Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Enis Muhammet Gül

Danışman: Emek Derun

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Günümüzde tam olarak kesin tedavisi mevcut olmayan ve yalnızca hastalığın belirtilerini ortadan kaldırmak ya da yavaşlatmak amacıyla uygulanan bellek bozuklukları hastalıklarında geleneksel tedavi yöntemleri, hem ağız yoluyla ilaç alımında yaşanan birtakım yan etkiler ve olumsuzluklar hem de hastalığın semptomlarına bağlı olarak gelişebilen ilaç alımının aksatılması ve hastalığın ilerlemesi gibi durumlar neticesinde araştırmacıları yeni ve daha uygun bir tedavi yöntemi geliştirmeye teşvik etmiştir. Bu bağlamda, yararlanılabilen ve etkili sonuçların elde edilebildiği ilaçların transdermal yolla iletim sistemleri, vücut üzerinde hem lokal hem de sistemik olabilen terapötik etkiler sağlayabilmektedir. Böylelikle, geliştirilen transdermal cilt yamaları ile birlikte hem bu sorunların üstesinden gelebilmek hem de geleneksel yönteme nazaran daha efektif ve verimli bir alternatif ilaç iletim mekanizması geliştirmek hedeflenmektedir. Bu yüksek lisans çalışması kapsamında; bellek bozuklukları hastalıklarında bitkisel içerikli bir transdermal cilt yaması geliştirerek ağız yoluyla ilaç alımındaki istenmeyen yan etkileri ve sorunları ortadan kaldırıp, hastalar üzerinde uzun vadeli tedavi süreci sağlama imkanı elde etmek amaçlanmıştır. Bu hedef doğrultusunda, bitkisel içerikli bir kaynak olarak sarı kantaron tıbbi bitkisinden yararlanarak çözücü döküm metotuyla cilt yamaları geliştirilmiş olup; FTIR, SEM, UV-Vis, çekme dayanıklılığı ve fizikokimyasal özellikleri de kapsayan bir dizi analiz uygulanmıştır. Bu analizlere ek olarak, sarı kantaron ekstraktı için LC-MS, MTT sitotoksisite ve antibakteriyel aktivite değerlendirilmesi gerçekleştirilmiştir. İlgili analizlerin, organoleptik ve fizikokimyasal karakteristiklerin değerlendirilmesi sonucunda uygun bir jel yapısıyla birlikte verimli sonuçlar elde edilmiştir. Bundan sonraki çalışmalar için, optimizasyona açık olan formülasyon özellikleri açısından geliştirilerek çok daha efektif sonuçlara erişilebilmesi potansiyeline sahip ve umut verici bir araştırma olarak düşünülmektedir.