CONCEPTUAL TRANSFER IN THE LEXICAL ENCODING OF MOTION EVENTS IN TURKISH BILINGUALS
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yabancı Diller Eğitimi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: CANAN BERK
Danışman: Hatice Gülru Yüksel
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:İkidilli bireylerin dil edinimi süreçleri alanında yapılan araştırmalar, her iki dilin sistemleri arasında bir etkileşim olduğunu ve bu etkileşim nedeniyle diller arası yapı farklılıklarının, bir dilden diğer dile yapısal özelliklerin aktarımı ile sonuçlanabileceğini göstermiştir. Slobin'e (1991) göre bu tarz bir aktarım kavramsal düzeyde ve özellikle konuşma anında ortaya çıkabilir. Farklı dil çiftleri arasında kavramsal düzeyde dil transferini incelemek, ikidillilerde üretim süreçlerini anlamamıza katkı sağladığı gibi dil eğitimi alanında da faydalı çıkarımlara yönlendirebilir. Talmy'nin (1991) çift yönlü dil tipoloji modelinden yola çıkarak desenlenen bu çalışmanın amacı, Türkçe-İngilizce ikidilli bireylerle tek dilli bireyler arasında hareket eylemleri betimlemeleri açısından fark olup olmadığını, dil baskınlığının ikidilli bireylerin hareket eylemlerinin sözel betimlenmesindeki olası kavram aktarımının düzeyini etkileyip etkilemediğini araştırmaktadır. Çalışma, 3 katılımcı grup ile yürütülmüştür: Türkçe-İngilizce İkidilli Bireyler (n=30), Türkçe tek dilli bireyler (n=10) ve İngilizce tek dilli bireyler (n=10). Araştırma verileri, 20 adet hareket eylem videosu ve bir adet dil baskınlığı anketi kullanılarak toplanmıştır. Video betimleme verisi tüm katılımcılardan toplanırken, ikidilli bireyler grubu katılımcılarından video betimlemesinin yanı sıra Gertken ve arkadaşları (2014) tarafından geliştirilen İkidilli Dil Profili anketinin doldurulması istenmiştir. Video betimleme aşamasından elde edilen verilerin incelenmesi için betimsel istatistiklerin yanı sıra ANOVA ve MANOVA testleri de uygulanmıştır. Yapılan gruplar arası analizler, ikinci dil benzeri betimleme örüntüleri gösteren ikidilli bireylerin hareket eylemleri anlatımlarında anlamlı bir birinci dil etkisi olmadığını göstermiştir. İkidilli bireylerin baskın dil skorları ve hareket eylemleri anlatımlara arasında yapılan korelasyon analizi sonucunda da anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Elde edilen bulgular, tipolojik olarak farklı bir ikinci dil konuşan ikidilli bireylerin belli bir yeterlik seviyesine ulaştıklarında ikinci dilin konuşma örüntülerini edinebildiklerini ve birinci dil baskınlığının, birinci dil aktarımı ile sonuçlanmayabileceğini göstermiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre ikidilli bireylerin günlük yaşamlarındaki ikinci dile maruz kalma biçimi birinci dil etkisini azaltabilmektedir. Ayrıca, dil öğretimi konusunda, dile uygun türde maruz bırakacak şekilde tasarlanan dil öğretim programları da tipolojik olarak farklı olan ikinci dilde amaca yönelik kullanımı geliştirmede destek sağlayabilir.