Ümit Deniz'in Murat Davman karakterli 'Telif' polisiye serisinin çeviribilim bağlamında değerlendirilmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, BATI DİLLERİ VE EDEBİYATLARI ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EMİNE KARABULUT

Danışman: Ayşe Banu Karadağ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Ümit Deniz tarafından 1956-1974 yılları arasında kaleme alınan Murat Davman karakterli 'telif' polisiye serisi Türk edebiyat ve kültür dizgesine özgün bir seri olarak sunulmasına rağmen, serinin Mickey Spillane'in Mike Hammer serisiyle benzerlik taşıdığı ileri sürülmüş ve bu sebeple seri 'yerli taklit' ve 'adaptasyon' iddialarıyla gündeme gelmiştir. Söz konusu iddialar, Deniz'in çeşitli polisiye yazarlardan Türkçeye çevirdiği romanları da taklit ve/ya adapte edip etmediği yönünde kuşku uyandırmıştır. Bu bağlamda, çalışmanın amacı, Murat Davman karakterli telif polisiye serisi üzerine bütünleyici ve betimleyici-açıklayıcı bir inceleme yapmak, böyle bir incelemeden elde edilecek sonuçları adaptasyon çalışmaları disiplinindeki fikirlerden de faydalanarak çeviribilim alanındaki (yeni) kavram(lar) çerçevesinde tartışmak ve bu yolla Türk çeviri polisiye tarihine ışık tutmaktır. Bu doğrultuda yapılan inceleme, ana karakterler, yan karakterler, karakterler arasındaki ilişki, olay örgüsü ve konu, göndermeler, tür ve üslup ve yan metin basamaklarını takip ederek metinsel ve yan metinsel (Genette, 1997) düzlemde gerçekleştirilmektedir. Çalışmanın yöntemsel çerçevesini, Itamar Even Zohar'ın (1990; 2008; ty.) Çoğuldizge kuramı, Gideon Toury'nin (1982; 2008; 2012) Betimleyici Çeviri Araştırmaları ve Patrick Cattrysse'nin (2014) Betimleyici Adaptasyon Araştırmaları oluşturmaktadır. Çalışmanın kavramsal çerçevesinde ise taklit ve adaptasyon kavramları özgünle ilişkisel şekilde tartışmaya açılmakta ve taklit çeviri (Chan, 2003; 2016), genel adaptasyon (Bastin, 2020) ve gizli çeviri (Toury, 2012) kavramlarına odaklanılmaktadır. Seriyi disiplinlerarası bir kavşakta ve kendi bağlamı içinde inceleyen çalışmanın sonucunda, serinin Mike Hammer serisi ve diğer romanlarla pek çok açıdan benzerlik taşıdığı tespit edilmiş, fakat aynı zamanda onlardan farklılıklarının bulunduğu da saptanmıştır. Deniz'in dizgedeki Hammer patlaması sebebiyle ve polisiye çevirileri deneyimiyle Hammer ve diğer romanlara benzer bir seri ortaya çıkardığı, ancak çevirilerinden aldığı cesaret ve yerli polisiye roman üretme konusunda yetersiz olan dizgedeki boşluğu doldurmak amacıyla onlardan farklılıklar da içeren telif bir seri kaleme aldığı fark edilmiştir. Taklit, adaptasyon ve çeviri yoluyla metinlerarası ancak özgün bir seri yaratan Deniz'in, yabancı karakterleri dönemin milliyetçi ideolojisiyle uyumlu şekilde Türk toplum ve kültürüne özgü özelliklerle harmanlayarak Türk bir gazeteci-dedektif/ajana dönüştürdüğü gözlemlenmiştir. Buradan hareketle, serinin hem bir 'taklit çeviri,' 'genel adaptasyon,' 'gizli çeviri,' 'yarı-çeviri' ve 'çeviri-gibi' bir eser ve 'metinlerarasılık' olarak hem de 'özgün' bir seri olarak değerlendirilebileceği ileri sürülmüştür.