Kestane Dal Kanseri İle Biyolojik Mücadelede Humik Maddelerin Patojenin Hipovirulens Oluşturmasına Etkisinin İncelenmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, MOLEKÜLER BİYOLOJİ VE GENETİK ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BÜŞRA BALA
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Emel Ordu
Eş Danışman: Günseli Kurt Gür
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Kestane Dal Kanseri, Cryphonectria parasitica'nın neden olduğu Castanea spp.nin bir mantar hastalığıdır ve ağaçların ölümüne neden olmaktadır. Hastalık yapıcı etmen C. parasitica, Cryphonectria hypovirus 1 (CHV1) ile enfekte olduğunda hipovirulent form oluşmakta ve hastalığın kestane dallarında iyileşme gözlenmektedir. C. hypovirus 1, C. parasitica'yı enfekte eden sitoplazmik çift sarmallı ribonükleik asit (dsRNA) bir mikovirüstür. C. parasitica'nın C. hypovirüs 1 (CHV1) ile enfeksiyonu, fungusun virülansını azalmakta ve Avrupa'da kestane dal kanserinin biyolojik kontrol ajanı olarak kullanılmaktadır. Kriparin, filamentli ascomycete C. parasitica'nın hücre duvarlarına hidrofobik özellik kazandıran küçük sisteince zengin bir hidrofobin proteinidir. Format dehidrogenaz mikroorganizmalarda ve bitkilerde farklı çevresel streslere karşı ekspresyonu artan bir stres proteinidir ve markör olarak kullanılması son yıllarda sıklıkla ele alınmaktadır. Humik maddeler toprağın yapısını ve mikroflorasını zenginleştiren doğal makromoleküllerdir. Çalışmamızda farklı konsantrasyonlarda fulvik asit ve humik asit içeren ortamlarda C. parasitica'da hipovirülans geliştirerek, fulvik asit ve humik asitin C. hipovirüs 1 'in C. parasitica'da hipovirülans geliştirme sürecine etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Hipovirulent suş ile enfekte edilen virulent suşların fulvik asit ve fulvik asit + humik asit içeren besiyerlerinde 14 günlük inkübasyonun ardından morfolojik olarak gözlenen beyaz miseller hipovirülans gelişimi olarak değerlendirilmiştir. Bavendamm testi yapılmış ve petrilerde renk değişiminin gözlenmemiş olması ile hipovirulens oluşumu doğrulanmıştır. RT- PCR analizleri sonucunda kriparinin anlatımının azalmakta olduğu tespit edilmiştir. Kriparin anlatımında en fazla düşüş hem fulvik asit, hem de fulvik asit + humik asit içeren besiyerlerinde 75 ppm konsantrasyonlarında gözlenmiştir. Format dehidrogenaz anlatım analizlerinde fulvik asit, fulvik asit + humik asit içeren besiyerlerinde virulent suş kontrol grubu alınarak değerlendirildiğinde genin anlatımı azaldığı, 0 ppm fulvik asit, fulvik asit + humik asit içeren besiyerleri kontrol olarak alınıp değerlendirildiğinde ise format dehidrogenaz genin anlatımının arttığı görülmektedir. Sonuçlarımız humik maddelerin C. parasitica'nın hipovirulens geliştirmesindeki etkisinin aydınlatılmasında; hipovirulens gelişimi sırasında hem kestane ağacı hem de C. parasitica mantarında ayrıntılı transkriptomik ve proteomik çalışmalarının yapılması gerektiğini göstermektedir.