BİR KÜLTÜR VE ÇEVİRİ ROTASI OLARAK LİKYA YOLU: ÇEVİRİ SOSYOLOJİSİ ODAĞINDA ÇÖZÜMLEMELER
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Batı Dilleri Ve Edebiyatı Böl., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Said Emre Şirin
Danışman: Zeynep Görgüler
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışma, Türkiye'nin güneybatısında yer alan Likya Yolu Kültür Rotası'nın kültürel ve tarihi temaya sahip bir uzun mesafe doğa yürüyüşü rotası olmasının yanı sıra, çeviri sosyolojisi yaklaşımıyla, bir çeviri rotası olarak nasıl sürekli inşa edildiğini ve dönüşüme uğradığını incelemektedir. Tezin amacı, Likya Yolu Kültür Rotası dahilindeki dönüşüm ve etkileşimleri çok modlu çeviri süreci yöntemiyle anlamak; özellikle Likya Yolu'nun oluşumunda rol oynayan insan ve insan olmayan aktörlerin bu süreci nasıl şekillendirdiğini ortaya koymaktır. Araştırmada nitel yöntem benimsenmiştir. Kapsamlı bir literatür taraması yapılmış, alan yazın üzerinden kuramsal alıntılar dahilinde dilsel, sosyal ve metinsel çözümlemeler yapılmıştır. Örneklem olarak Likya Yolu rotasını oluşturan coğrafya, burada deneyimlenen çeviri pratikleri ve ayrıca rotanın mimarı Kate Clow'un kaleme aldığı Likya Yolu rehber kitabı çevirisinden alıntılar incelenmiştir. Aktör-Ağ Kuramı (ANT), çeviri bölgesi ve çok modlu çeviri kuramları doğrultusunda, kültürel, sosyal ve dilsel düzeylerde yaşanan dönüşümler analiz edilmiştir. Çalışma, kültürel bir vaka olarak Likya Yolu'nun sadece fiziksel bir yürüyüş güzergâhı olmadığını; aynı zamanda çok dilli, kültürlerarası ve çok modlu çeviri süreçlerinin iç içe geçtiği dinamik bir etkileşim alanı olduğunu savunmaktadır. Bu bağlamda Likya Yolu, çeşitli insan ve insan olmayan aktörlerin katkılarıyla şekillenen dinamik bir çeviri rotası olarak yeniden okunmuştur. Bu doğrultuda çalışma, çevirinin yalnızca metinler arasında değil, aynı zamanda kültürel, mekânsal ve toplumsal düzlemlerde de gerçekleşen çok katmanlı bir süreç olduğunu vurgulamaktadır. Likya Yolu özelinde yapılan analizler, çeviri pratiklerinin kültür rotaları gibi çok aktörlü yapılar içinde nasıl şekillendiğini ve bu yapıların çeviri yoluyla nasıl yeniden üretildiğini ortaya koymaya çalışmıştır. Bu yaklaşım, çeviribilim alanında sosyal ve kültürel pratiklerin analizine dair özgün bir model sunmakta ve ileride yapılacak benzer çalışmalara kuramsal bir zemin hazırlamaktadır. Tez, bu yönüyle çeviribilim alanında toplumsal, mekânsal ve kültürel odaklı yaklaşımların güçlendirilmesine katkı sağlarken, kültürel mirasın aktarımı ve kültürlerarası etkileşimlerin anlaşılması bakımından da özgün ve yenilikçi bir çerçeve sunmaktadır.