18. YÜZYIL İSTANBUL BOĞAZİÇİ KIYI CAMİLERİ VE KORUMA SORUNLARI


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, MİMARLIK ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: RUKİYE BOSTAN GÜNER

Danışman: Banu Çelebioğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

18. yüzyıl, Osmanlı Devleti'nde hayatın her alanını etkileyen değişimlerin başlangıcı olmuştur. Avrupa devletleri ile ticari ilişkilerle başlayan karşılıklı etkileşim sonrasında; Osmanlı Devleti'nde siyasi, sosyal, ekonomik ve askeri alanlarda Batılı ulusların yakalamış olduğu gelişmişlik düzeyine erişme isteğinin, Batılı uluslarda da Doğu uygarlıklarını tanıma ve anlamaya yönelik düşünsel bir ilginin oluşmasına sebep olmuştur. Bu ilgi elçilikler vasıtasıyla düzenlenen kültürel etkinliklerle pekiştirilmiş, pek çok sanatçı ve gezginin ülkeye gelişine neden olmuştur. 1718 -1730 yıllarında İstanbul'da başlayıp daha sonra İstanbul dışına yayılan Batılı yaşam biçimini örnek alan yaklaşımın etkili olduğu Lale Devri ile sorunlardan uzaklaşıp eğlenceye yönelim başlamıştır. Saray çevresi ve zenginleşen tüccarların Kağıthane ve Boğaziçi gibi sayfiye alanlarına yerleşmeleri, bu alanlarda imar faaliyetlerinin yoğunlaşmasına sebep olmuştur. Boğaziçi kıyılarında, Batı etkisindeki mimari anlayışla yapılar inşa edilmeye başlamıştır. 18. yüzyılın Osmanlı Devleti için bir geçiş evresi olması dolayısıyla sanatta ve mimarideki değişimin izlenebilmesi; dönemin gözde yerleşim yerlerinden olan Boğaziçi kıyılarındaki imar faaliyetlerinin yerli ve yabancı kaynaklara konu olması ve bunların harita, fotoğraf ve gravür gibi tarihi belgeler üzerinden değerlendirebilme imkanı tezin çalışma alanının belirlenmesini sağlamıştır. Bu bağlamda özel mülkiyetteki eserlere oranla toplumun daha büyük bir kısmının kullanımındaki vakıf eserler olan İstanbul Boğaziçi ön görünüm alanı kıyı şeridinde bulunan 18.yüzyıl camileri ve koruma sorunları tez konusu olarak seçilmiştir. Bu camiler Anadolu Yakası, Üsküdar İlçesi'nde Kuleli Kaymak Mustafa Paşa Camisi (1720), Kandilli Camisi (1751), Silahtar Abdurrahman Ağa Camisi (1766) ve Beylerbeyi Hamid-i Evvel Camisi (1778); Avrupa Yakası'nda ise Beşiktaş İlçesi'nde Tezkereci Osman Efendi Camisi (1740), Sarıyer İlçesi'nde Ali Pertek Camisi (1712), Hacı Kemalettin Camisi (1746), Emirgan Camisi (1782), Kaptan-ı Derya Cezayirli Gazi Hasanpaşa Camisi (1782) ve Kara Mehmet Kethüda Camisi ( 1785)' dir. Bu tez çalışması ile, rant değeri her geçen gün yükselen Boğaziçi kıyılarında kamusal alan olarak kullanılagelen camilerin kültürel miras olarak korunması ve yaşatılması konusunda yaklaşım önerilerinin geliştirilmesi hedeflemektedir. Tez çalışması 6 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde 18.yüzyıl İstanbul Boğaziçi kıyı camileri ile ilgili literatür özeti, tezin amacı ve tezin bilim dünyasında oluşturmayı hedeflediği hipotez belirtilmiştir. İkinci bölümde 18. yüzyılda Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu sosyo-politik durum ve bu durumun dönem mimarisi üzerine etkileri incelenmiştir. Üçüncü bölümde İstanbul'un fethinden günümüze kadar ulaşabilen kıyı camileri irdelenmiştir. Dördüncü bölümde 18. yüzyılda Boğaziçi'nin durumu analiz edilmiştir. Çalışma kapsamında Beşiktaş İlçesi'nde 1 adet, Sarıyer İlçesi'nde 5 adet ve Üsküdar İlçesi'nde 4 adet olmak üzere toplam 10 adet 18. yüzyıl kıyı camisinin mimari özellikleri üzerine ayrıntılı gözlem ve tespitler yer almaktadır. Beşinci bölümde tespit edilen 10 adet 18. yüzyıl Boğaziçi kıyı camisine ait yerinde tetkik edilen koruma sorunları detaylı olarak belgelenmiştir. İncelenen her cami için, caminin sahip olduğu koruma sorunları doğrultusunda koruma yaklaşımı geliştirilmeye çalışılmıştır. Camilerin strüktürel ve fiziksel durumlarına göre müdahale öncelik sıraları belirlenmiş ve bu doğrultuda yapılması önerilen müdahaleler belirtilmiştir. Çözüm önerisi olarak geliştirilen müdahaleler kapsamlı restorasyon, düzenli denetim, düzenli bakım onarım, gönüllü yardım kuruluşları ve derneklerin kurulması, kamulaştırma - çevre düzenleme ve aydınlatma çalışmaları olarak 5 ana başlık altında sınıflandırılmıştır. Altıncı bölümde ise 18. yüzyıl İstanbul Boğaziçi Kıyı Camileri'ne ait genel değerlendirmelerde bulunulmuş ve camilerin "korunarak yaşatılması" ilkesine yönelik hedefler belirtilmiştir. Bu çalışma ile Boğaziçi kıyılarında vakıf sistemi ile oluşturulmuş anıt eser olgusunun sürekliliğinin sağlanması, tescilli eserlerin korunması ve yaşatılması sürecine katkıda bulunulması ve günümüz durumunun belgelenmesi amaçlanmıştır.