Kentsel dönüşüm projelerinin yaşam kalitesi bağlamında değerlendirilmesi: Bursa Soğanlı projesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FERDA GÜZELDAĞ
Danışman: Bora Yerliyurt
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Kentsel dönüşüm, farklı coğrafyalarda probleme, toplumsal ve çevresel özelliklere ve alanın ihtiyacına yönelik çeşitli müdahale yöntemleri ile ele alınmaktadır. Ülkemizde dönüşüm projeleri köhnemiş, afet ve deprem riskli olan alanlarda ve gecekondu bölgelerinde gerçekleştirilmektedir. Afet riski azaltmaya yönelik çöküntü alanlarındaki dönüşümün zemini olan 6306 sayılı "Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında" Kanun 2012 yılında yürürlüğe girerek dönüşüm projelerine hız kazanmıştır. Kentsel yaşam kalitesinin iyileştirilmesine yönelik politikalardan biri kentsel dönüşüm uygulamalarıdır. Yaşam kalitesinin kavramı, tüm bilimler açısından kabul gören evrensel standartlara ve göstergelere sahip olmaması farklı yaklaşımlarla ele alınmasına yönlendirmektedir. Çöküntü alanlarında afet riski azaltılarak, yaşam kalitesi ve refah düzeyini yükseltilmesi amacıyla gerçekleştirilen kentsel dönüşüm projelerinde sürdürülebilir bir kentsel gelişim sağlanabilmesi için bütüncül bir yaklaşım ile dönüşüm stratejileri geliştirilip uygulanması gerekmektedir. Bu tez çalışması, afet ve deprem riski taşıyan çöküntü alanlarında gerçekleştirilen kentsel dönüşüm projelerinin kentsel yaşam kalitesini ne şekilde etkilediği kullanıcı algısı üzerinden anlamaya yöneliktir. Bu doğrultuda Bursa Soğanlı Kentsel Dönüşüm Projesi'nde, dönüşüm projelerinin kullanıcıların yaşam kalitesini ne yönde etkilediği kentsel yaşam kalitesi gösterge seti oluşturularak örnek bir uygulama gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak kentsel dönüşüm uygulamalarının; yere özgü problemlere çözüm üretmesi gerektiği, sürdürülebilir dönüşümün gerçekleşebilmesi için kullanıcıların sürece dahil edilmesi gerektiği, yaşam kalitesi ve refah düzeyinin yükseltilmesinin sadece fiziksel boyutta gerçekleşebildiği, sosyal bütünleşmenin ise tam olarak sağlanamadığı, parçacıl bir yaklaşımla ele alınan projenin artan nüfusa karşılık sosyal donatı alanlarında yetersiz kaldığı ortaya çıkmıştır.