DÖŞEMELERDE GÜRÜLTÜ DENETİMİNE YÖNELİK GEREKSİNİMLER VE DENETİM ÖNLEMLERİ
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KÜBRA MASANOĞLU
Danışman: Neşe Akdağ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Demografik değişimler, sanayileşme, teknoloji, modernleşme ve kentleşme insanların şehirlerde çok katlı yapılarda bir arada yaşamalarına neden olmuştur. Mimari yapılar, düşeyde ya da yatayda nasıl şekillenirse şekillensin birim alandaki kullanıcı sayısı günümüzde oldukça artmıştır. Eskinin az katlı bahçeli yapıları yerlerini, çok katlı apartmanlara, bitişik nizam yapılara, gökdelenlere bırakmıştır. Bu durum, insanlara birçok yarar sağladığı gibi olumsuz sonuçlar da doğurmuştur. Son yıllarda nüfus yoğunluğunun artması, kentlerdeki plansız büyümeler, teknolojinin hızla gelişmesi gibi nedenler önemli gürültü kirlilikleri yaratmaktadır. Gürültünün kabul edilebilir düzeylerde kalmasının sağlanması, insanların fizyolojik ve psikolojik olarak olumsuz etkilenmemesi açısından önemlidir. Bu nedenle gürültü, insanların hayatının çoğunun geçtiği yapılar için mimari açıdan çözülmesi gereken bir unsur olmuş ve yapılarda işitsel konforun sağlanması mimari bir gereksinim halini almıştır. İnsanların hacimler içerisindeki aktivitelerinin ve konuşmalarının mahremiyetini sağlamak gürültü denetiminin konularıdır. Bu nedenle, yapının tasarımı, gereç seçimi, hatta uygulama aşamalarında, gürültü denetimi konusu değerlendirmeye alınmalı ve gereken önlemler sağlanmalıdır. Bu amaçla, Türkiye'de de 2017 yılında Binaların Gürültüye Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik (BGKKHY) yayımlanmış ve çeşitli işlevlerdeki yapılar için sağlamaları gereken akustik konfor koşulları için sınır değerler belirlenmiştir. A'dan F'ye kadar altı performans sınıfının yer aldığı yönetmelik gereği, yeni tasarlanacak yapıların en az C, yenilenecek yapıların en az D sınıfını sağlaması beklenmektedir. Gürültü denetimi konularına yapı içi gürültüler açısından bakıldığında, yatayda ve düşeyde hacimleri ayıran duvar ve döşemelerde yeterli ses geçiş kaybının sağlanması önem kazanır. Duvarlarda sadece hava doğuşlu sesler için denetim yeterli olurken, döşemelerde darbe sesi de önem kazandığı için hem hava hem de katı doğuşlu seslere karşı denetim gerekir. Bu çalışmada, aynı ya da değişik işlevli hacimler arasında yer alan döşemelerde, BGKKHY doğrultusunda hedeflenen akustik performans sınıfını sağlayan döşeme kesit önerilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, ülkemizde sıklıkla kullanılan döşeme uygulamaları göz önüne alınarak, on beş döşeme kesiti oluşturulmuştur. Oluşturulan kesit seçeneklerinin, BGKKHY'nin gerektirdiği hesap yöntemlerini tanımlayan ISO 12354-1 ve ISO 12354-2 standartlarına uygun olarak hesapları gerçekleştiren Kalksandsteın (KS) akustik simülasyon programı yardımı ile performansları değerlendirilmiştir. Kesitlerin, hava doğuşlu sesler için sağladığı ses geçiş kaybı değerleri (DnT, A) ve darbe sesi düzeyleri (L'nT,w) değerleri hesaplanmıştır. Sonuçlar, tasarımcıların yararlanmasına yönelik biçimde, tablolar halinde sunulmuştur. Tablolardan yararlanılarak, yönetmelik gereği hedeflenen akustik performans sınıfının hem hava hem de katı doğuşlu sesler açısından hangi kesit önerileri ile sağlanabileceğinin belirlenmesi olanaklıdır. Sonuçlar genel olarak değerlendirildiğinde, hava doğuşlu sesler için betonarme döşemelerin olumlu sonuç vermesine karşılık, darbe sesi için ek önlemler gerektiği, öte yandan, darbe sesi açısından gereken akustik performans sağlandığında, hava doğuşlu sesler için de asgari konfor koşullarının sağlanabildiği görülmektedir. Darbe sesi yalıtımı için kesit kalınlığını arttırmak önemli bir etki sağlamazken, yüzer döşeme uygulamasının istenen değerlerin sağlanması için gerekli olduğu görülmüştür. Kesitlere eklenen asma tavan, hem hava doğuşlu seslerin yalıtımı için hem de darbe sesi düzeyinin düşürülmesi için olumlu sonuçlar vermiştir. Bu çalışma kapsamında döşemeler için elde edilen sonuçlar, kaynak ve alıcı hacmin işlevine bağlı olarak gürültü denetimi açısından önlemlerin önemli ayrımlar gösterdiğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, yapı kabuğu ve iç bölme elemanlarına ilişkin gürültü denetim önlemlerinin bir bütün olarak ele alınıp, işlevlere ilişkin gereksinimlerin tasarım, yapım, hatta kullanım aşamalarında titizlikle ele alınmasının gerekliliği son derece önem taşımaktadır.