Bankaların sermaye yeterliliği hesaplamalarında operasyonel risk ve Türkiye'deki bankaların operasyonel riske bakışı


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BUĞRA HAN ÖNAL

Danışman: Şükran Şeker

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bankaların maruz kaldığı operasyonel risk, en genel tanımı ile yetersiz ve başarılı olmayan içsel süreçlerden, bilgi işlem sistemleri ve personelden ya da dışsal faktörlerden kaynaklanan, doğrudan veya dolaylı zarar olasılığıdır. Operasyonel kaybı ortaya çıkaran sebeplere baktığımız zaman ise personel, sistem ve teknoloji, dış kaynaklı olaylar, yasal durumlar ve organizasyonlardan kaynaklanan riskler karşımıza çıkmaktadır. Bu sebeplerden dolayı operasyonel riskin rakamlara dökülebilmesinin çok zor olduğunu söylemek yerinde olacaktır. Yeterliliği düşük ve hatalı işlemler, sistemsel alt yapılar ve kişilerden veya dışsal faktörlerden kaynaklanan zarar olasılığı olarak tanımlanan operasyonel riskin yönetimindeki en önemli kısım bu risk türünün doğru bir şekilde tanımlanması ve ölçülmesidir. Operasyonel riskle ilgili zarar olasılığının tahminin ve zararın gerçekleşme ihtimalinin tespitinin zor olmasından bu risk türünün tamamı nicelleştirilememekte ve bu nedenle kesin olarak ölçümü de mümkün olmamaktadır. Bankalar, risk kaynakları bazında maruz kaldıkları operasyonel riskleri kurumsallaşma ve gerekli tedbirleri alma yoluna giderek, bu risklerin ne şekilde yönetilebileceği ile risk yönetim sistemlerinin yapısının tanımlanmasına ve analizine dönük yöntemler geliştirerek ve kurumsal farkındalık oluşturarak olası maddi kayıpların önüne geçebilirler. Teknolojinin iş süreçlerinde kullanılması, personelin eğitilmesi ve kurumsal yönetim ilkelerinin hayata geçirilmesi ile operasyonel risklerin önüne geçilmiş olunacaktır. Türk Bankacılık Sektöründeki bankalar, özellikle 21. yüz yılın başından itibaren geçirdikleri evrim sayesinde ülkenin en kurumsal şirketleri haline gelmiştir. Gerek uluslararası sermayedarların ülkemizde banka sahibi olmaları gerekse de ülkemizin küresel sermaye ağındaki önemli yerine bağlı olarak ileri düzeydeki düzenlenmelerin yürürlüğe girmesi ile birlikte bankacılık sektörü ekonomimizin en önemli aktörü haline gelmiştir. Bankacılık sektörü, uluslararası düzenlemelere uyum sağlamada önemli aşamalar kaydetse de operasyonel riskin farkındalığı, ölçümü ve yönetimi konusunda hala alınancak yolları olduğu gözlemlenmektedir