19. yüzyıla kadar olan süreçteki birinci selâmı devr-i revân usûlüyle bestelenmiş mevlevî âyinlerindeki terennüm kullanım keyfiyeti
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Ve Tasarım Anasanat Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İHSAN KAAN ERDİNÇ
Danışman: Bekir Şahin Baloğlu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Mevlevi musikisinde terennüm sadece melodik bir süsleme değil, varoluşun en ince titreşimidir. Mânâ, her zaman lafızda doğmaz; bazen suskunlukta, bazen ise bir sesin yankısında ortaya çıkar. Özellikle âyin-i şerîflerde, bu ses öbekleri yalnızca duyulmaz; hissedilir, çağrılır, hatırlanır. Bu çalışmada incelenen terennümler sadece birer teknik öğe olarak değil; estetik, sembolik ve varoluşsal birer katman olarak değerlendirilmiştir. Bu sebeple terennüm, kelimelerin bıraktığı boşluğu doldurmaz, aksine o boşluğun kıymetini sezdirir. Bu tez, o boşluklara kulak veren bir çabanın ürünüdür. Mevlevi âyini formunu makam, usul ve vezin yapıları açısından inceleyen değerli çalışmalar literatürümüzde yer almakla birlikte, âyin formu özelinde terennüm kullanımını inceleyen bir çalışmaya rastlanmamıştır. Âyin-i şeriflerde terennümlere neredeyse güfteler kadar yer verilmiştir. Bu sebeple âyin formunun yapısal özelliklerinin tespiti açısından terennüm kullanımının incelenmesi kritik derecede önemlidir. Bu çalışmada 19.yy'a kadar olan sürede Birinci Selâmları Devr-i Revân usulü ile bestelenmiş âyinler bu bağlamda incelenmiştir. Bu çalışma Mevlevî âyinlerinde terennüm bölümlerinin işlevsel, içeriksel ve aruz kalıpları açısından farklılık gösterdiğini ortaya koymuştur. Terennümler, yalnızca sözlü ve sözsüz süs halinde pasajlar değil, yapısal bütünlük sağlayan ve estetik anlatımı güçlendiren temel öğelerdir. Çalışmada analizler aruz vezinleri gözetilerek incelenmiş ve bazı kalıplarda terennüm yoğunluğu dikkat çekici biçimde artarken, içerik bakımından da güfte dışı hece-cümle kalıbı, güfte kaynaklı ve saz terennümleri gibi çeşitli içeriksel yapılar kullanılmıştır. Bu bulgular âyinlerin bestelenişinde bilinçli bir kompozisyon stratejisinin varlığını ortaya koymaktadır. Gelecek çalışmalarda, terennümün anlam, ritüel ve sembolik boyutlarıyla birlikte daha derinlemesine incelenmesi önerilmektedir.