Nusret Çolpan'ın Dünya Şehirleri Minyatürlerinde Mimarinin Analizi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, -, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: REYHAN NAZ FINDIKGİL
Danışman: Nur Urfalıoğlu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Mimarlık tarihi araştırmalarında ve yakın çalışma alanı olan restorasyon uygulamalarında görsel materyaller dönemlerine dair önemli veriler barındırır. Fotoğraf ve ileri fotoğraflama tekniklerinin icadı öncesindeki dönemlere ait yapı ve kent biçimlenişleriyle ilgili veri toplamak için, Batı'da "gravür" tekniğinde yapılmış resimler; Doğu'da ise çoğunlukla "minyatür" tekniğiyle yapılmış resimler belge niteliği taşır. Bahsedilen tekniklerde üretilen eserler mimari unsurların yanı sıra dönemin sosyal yaşantısıyla ilgili de aktarım sağlar. Minyatürün bilinen en eski örnekleri M.Ö 2.yy'da Mısır'da; devamında Yunan, Roma ve Bizans uygarlıklarında görülür. Başta kitap resimleme ve süsleme olarak kullanılan minyatür, sonrasında çeşitli konularda betimleme içeren görsel bir belge niteliği taşır. İncelenen sanat Orta Çağ'ın sonlarında; İran, Irak, Orta Asya ve Anadolu'da bulunan Türk ve Pers hanedanlıkları döneminde gelişmişlik seviyesine ulaşır. Türkler'de minyatür geleneği Uygurlar döneminde İslam öncesinde ortaya çıkar. Uygur minyatürleri Selçuklu minyatürlerinin öncüsü kabul edilir. Selçuklu Hanedanı'nın İran ile ilişkilerine bağlı olarak minyatür sanatı İran etkisinde gelişmiş; Osmanlı minyatür sanatı da Selçuklu ve İran minyatürlerinden etkilenmiştir. Minyatür, Batı resminden farklı olarak ışık, gölge ve perspektif barındırmayan bir tekniktir. Sanatçılar gördüklerini yorumlamadan, olduğu gibi resmeder; bu sebeple tarihsel incelemelerde belge niteliğinde görülerek kullanılabilir. Günümüzde modern sanatlara duyulan ilgi, değişen estetik algılar gibi nedenlerle minyatür sanatı eski popülerliğini korumasa da; geçmişi okumakta yol gösterici oluşuyla kazandığı tarihsel önemi ve kendine özgü tekniğiyle kültürel miras sayılmaktadır. Osmanlı minyatür sanatının canlanması ve modernize edilmesine katkılarıyla tanınan mimar/ sanatçı Nusret Çolpan (1952-2008); minyatürlerindeki mimari betimlemelerle öne çıkmaktadır. Eserlerinde minyatür ve mimari temsil arasındaki simbiyotik ilişki, ortak tarihsel bağlam, estetik ilkeler ve teknik metodoloji okunmaktadır. İslam coğrafyası minyatürlerinde sadece saray yaşantısı, savaş sahneleri, efsaneler gibi konuların işlendiği yanılgısına karşılık; Nusret Çolpan'ın kendine örnek aldığı Matrakçı Nasuh'a (16. yüzyıl minyatür sanatçısı) benzer şekilde dünya kentlerini betimlediği minyatürler önem taşımaktadır. Sanatçı minyatürlerinde bir kentin yapıtaşı olan tüm unsurlarını; örneğin kentin plan düzleminde biçimlenişini, sembol yapılarının konumlarını, cephe ve vaziyet planı özelliklerini aslına uygun biçimde minyatür tekniğinde resmetmiştir. Tekniğin özü gereği, tüm yapıların eşit detayda ve çevresi hakkında bilgi verir biçimde yansıtılması kentler açısından çok yönlü bir mimari ve kentsel okuma sağlamaktadır. Tez kapsamında çağdaş minyatür sanatçısı Nusret Çolpan'ın kentsel odaklı eserleri üzerinden; minyatür ile mimarlık arasındaki bağlantılara dair anlayışı derinleştirmek; ortak tarihlerini, tekniklerini ve anlamlarını vurgulamak hedeflenmiştir. Minyatür ve mimarinin birbiriyle ilişkisi; mimar/sanatçı Nusret Çolpan'ın kent betimlemesi yaptığı çeşitli minyatürlerindeki yapısal, kentsel okuma ve aktarımını yorumlama yoluyla kurulmuştur. Anahtar kelimeler: Nusret Çolpan, mimari betimleme, minyatür, kent tasviri