Nanoenkapsüle Fitokimyasalların Meme Kanseri Hücreleri Üzerindeki Etkisi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, MOLEKÜLER BİYOLOJİ VE GENETİK ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ARZU ÇAKIR
Danışman: Ayşegül Erdemir
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Dünyada ve ülkemizde en sık görülen ve metastaz yeteneği yüzünden sağkalım oranı düşük olan kanser türlerinden biri meme kanseridir. Tanı ve tedavi açısından zorlayıcı olan bu kalıtsal hastalık için yıllardır çeşitli stratejiler geliştirilmektedir. Kemoterapi, radyoterapi ve cerrahi operasyon hastalığın tedavi seçenekleri olarak gösterilmektedir. Kemoterapi ilaçlarının sağlıklı hücreler üzerindeki zararları ve tedavi yetersizliği nedeniyle biyolojik ve fizyolojik aktivitesi yüksek olan bitki temelli doğal bileşiklerin kullanımı yaygınlaşmaya başlamıştır. Antikanser, antiviral, antioksidan, nöroprotektif, kardiyoprotektif gibi sayısız özelliğe sahip olmaları nedeniyle yeni tedavi stratejilerinin geliştirilmesi noktasında ilk tercih olmaktadırlar. Hücre geçirgenliğinin düşük olması, dolaşımda uzun süre kalamamaları, çevresel etkenlerden kolay etkilenmeleri gibi dezavantajlardan dolayı nanopartiküllere enkapsüle edilerek çalışılmaları dezavantajları ortadan kaldırmaktadır. Nanopartiküllerin bu noktada kontrollü salım yapması, terapötik hedefleme yapabilmesi, düşük dozlarda ilaç etkinliğini artırması yeni stratejiler umut vadetmektedir. Bu çalışmada, iki doğal bileşik olan turunçgillerin etken maddesi Hesperetin ile propolisin etken maddesi CAPE'nin literatürde ilk kez birlikte bir polimerik nanopartikül sistemi olarak PLGA nanopartikülleri içerisine enkapsülasyonunun gerçekleştirilerek MCF7 meme kanser hücre hattı üzerinde hücre canlılığına, hücre göçüne ve koloni oluşturma kapasitesi etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Hes ve CAPE bileşikleri tekli emülsiyon uçurma (w/o) yöntemi kullanılarak PLGA nanopartikülleri içerisine enkapsüle edilmiştir. Hesperetin için enkapsülasyon etkinliği ve ilaç yükleme kapasitesi sırasıyla %54,7 ve %16,4 olarak, CAPE için sırasıyla %60 ve %17,47 olarak hesaplanmıştır. Reaksiyon verimi ise %40 olarak bulunmuştur. Hes ve CAPE yüklü nanopartiküllerin karakterizasyonu için boyutları, zeta potansiyelleri, FT-IR spektrumları ve SEM analizi incelenmiştir. Sentezlenen nanopartiküllerin boyutları 183,93 nm, PDI değeri 0,147 olarak, zeta potansiyelleri -22,1 mV olarak belirlenmiştir. MCF7 meme kanseri hücre hattı üzerinde yapılan hücre canlılığına olan etkisinin değerlendirilmesi için MTT testi uygulanmış olup serbest Hes-CAPE ve HesCAPE-NP olarak sırasıyla IC50 değerleri 24. saat için 15,182 µg/ml ve 11,471 µg/ml, 48. saat için 10,754 µg/ml ve 7,782 µg/ml olarak bulunmuştur. Hücre göçüne olan etkisi yara iyileşmesi testiyle belirlenmiş olup nanopartiküle enkapsüle edilen etken maddelerin serbest formdaki uygulamasına kıyasla hücre göçünü azalttığı gösterilmiştir. Son olarak, HesCAPE-NP'nin serbest Hes-CAPE'ye oranla MCF7 hücrelerini koloni oluşturmada baskıladığı koloni formasyon testiyle kanıtlanmıştır. Çalışmalar sonucunda elde edilen bulgular değerlendirildiğinde, nanoenkapsüle etken maddelerin serbest forma kıyasla daha etkili antikanser etkilere sahip olduğu, kombine ilaç terapisi açısından yeni stratejiler geliştirilmesine yönelik yol gösterici olabileceği gösterilmiştir.